"Adını anmak bile mahzunlaşması için yetiyordu. O kadar uzun zaman olmuştu ki yüzünü hatırlayamıyordu artık. Sözleri kulaklarında çınlıyor, kokusu burnunda tütüyor ama hayalini gözünün önüne getiremiyordu."
"Yanındayken ona bu derece mecbur olduğunu, onsuz bu kadar perişan düşeceğini hiçbir gün aklına getirmemişti. Keşke şöyle yapsaydım, keşke şunu da söyleseydim, keşke falanca gün, keşke filanca durumda, keşke, keşke..."
"Kalbinden veya ruhundan başlayıp en uzaklara kadar uzanabilecek bir yol; belki! Belki de zihnindeki uzakları kalbine yakın edecek bir yol... Düşündü, düşündü, düşündü..."