Beyzanur Turan, Kürk Mantolu Madonna'yı inceledi.
34 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · 10/10 puan

Kitap hiç beklemediğiniz insanların bile iç dünyalarının ne kadar karmaşık olabileceğini gözler önüne seren harika bir eser. Kitabın başında sessiz , kendi halinde biraz da özgüvensiz duran yaşlı bir tercümanla tanışıyorsunuz. Tanıyıp tanıyabileceğiniz en tekdüze yaşayan adam olduğuna kanaat getirdiğiniz anda ise hiç beklemediğiniz derecede karmaşık iç dünyasına giriyorsunuz. Şimdilerde ne yazıkki bazıları tarafından instagram malzemesi haline getirilmiş bu kitap aslında mutlaka çıkmanız gereken fevkalede bir yolculuk.

Elif Çalışkanoğ, bir alıntı ekledi.
47 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Kalbinin derinlerinde yerleşen bir saadet hissi şimdi ona, mevcut fakat erişilmez bir şey gibi görünüyor ve onun hırsını daha çok artırıyordu. Hayatta hiçbir şey ona kıymetli görünmemiş, peşinden koşmak, erişmek, sahip olmak arzusunu vermemişti. Etrafına daima bir yabancı gözüyle bakmış, hiçbir yere bağlanmak arzusu duymamış, bu yalnızlığının gururu içinde, memnun olmaya çalışmıştı. Şimdi ilk defa bir şey istiyor, hem de korkunç bir şiddetle istiyordu. Fakat niçin bu istek bir imkansızlıkla beraber gelmişti? Niçin hayatının bu en büyük arzusunu, şimdiye kadar belki yine içinde, fakat en gizli yerlerde saklı duran bu arzuyu, hapsedildiği yeri parçalayarak ortaya çıkar çıkmaz, öldürmeye mecbur kalıyordu?.. Niçin?"

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 82 - YKY)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 82 - YKY)
Elif Çalışkanoğ, bir alıntı ekledi.
51 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Yusuf sırtını büyük çınarın gövdesine dayayarak gözlerini gecenin içine dikti. Derenin öte yakasındaki ağaçlar; şehre doğru uzanan ve üzerindeki su birikintileri yer yer parlayan çamurlu yol; zaman zaman alçalıp koyulaşan ve yükselip açılan bulutlar, birbirine karışmış, birbirlerinin içinde kaybolmuş gibi görünüyorlardı. Sanki tabiatta bu anda müstakil hiçbir şey yoktu. Yusuf kendini de bu muazzam ve yekpare geceye yapışık sandı ve korkuyla ürperdi. Islak ellerini yüzünde dolaştırdı. Kirpiklerinden yanaklarına yağmur suları süzülüyordu. Yaptığı hareketler ona hiçbir yere bağlı olmadığının şuurunu verdi. Hatta yavaş yavaş etrafından ne kadar ayrı olduğunu, ne kadar uzak olduğunu hissetmeye başladı. Bir an içinde deminkinin tamamıyla aksi olan bir yalnızlık duygusuyla sarsıldı. Etrafına baktığı zaman ağaçların, bulutların, derenin kendisinden hızla uzaklaştığını sezer gibi oldu. Kasabanın bazı evlerinin pencerelerini aydınlatan hafif ve sarı bir ışık, Yusuf’un ıslak gözlerinde yıldızlanıyor ve dalgalı bir su üzerine bırakılmış gibi oynuyordu.

İki eliyle arkasındaki ağacın kabuklarına sarıldı. Parmakları soğuk yarıkların arasına girdi. Elini hemen geri çekti ve göğsüne götürdü. Göğsünün içinde, bu asırlık ağacın kabuğu gibi, yarıklar bulunduğunu sandı ve gırtlağına kadar bir ateşin çıktığını hissetti. Aman Yarabbi, ne kadar yalnızdı... Yalnız, gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu tarafından kopup gelen bulutlardan batı tarafındaki denize kadar uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin içinde, yapayalnızdı. Düşüncelerini hangi istikamete koşturursa koştursun, karşısına kimse çıkmıyordu. Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki, acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan, sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu. Acaba onu sahiden hiç düşünen yok muydu ve o hiç kimseyi düşünmemekte, kendini yalnız bulmakta bu kadar haklı mıydı?"

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 75 - YKY)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 75 - YKY)
Sermin Kalkan, bir alıntı ekledi.
52 dk. · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

Zaten muhitimden uzak duruşumun, vahşiliğimin bir sebebi de kitaplarda tanıştığım ve benimsediğim insanları muhitimde bulamayışım değil miydi?

Kürk Mantolu Madonna, Sabahattin AliKürk Mantolu Madonna, Sabahattin Ali
Elif Çalışkanoğ, bir alıntı ekledi.
55 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Bir türlü anlayamadığı bir türlü içlerine karışamadığı ve bunu zaten asla istemediği bu insanlarla arasında çelik bir duvar gibi yükselttiği bu tebessüm, onun müracaat ettiği son çareydi. Kendini bu şehrin korkunç akıntısından, ancak, etrafında ördüğü bu soğuk duvarla kurtaracağını sanıyordu."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 69 - YKY)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 69 - YKY)
Elif Çalışkanoğ, bir alıntı ekledi.
57 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Kendisini mütemadiyen yabancı ve ayrı buluyordu. Onların işlerine akıl erdiremiyordu. Mesela, en sevdiği arkadaşları bile onu bazen şaka olsun diye aldatırlar, hiç lüzumu yokken yalan söylerlerdi. Yusuf evvela içerleyecek oldu; fakat bunun herkes tarafından yapıldığını ve çok tabii bir şey olduğunu görünce kızmaktan vazgeçti, fakat hayreti hala geçmemişti: Niçin durup dururken yalan söylemek ihtiyacını duyuyorlardı?"

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 26 - YKY)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 26 - YKY)
Elif Çalışkanoğ, bir alıntı ekledi.
59 dk. · Kitabı okudu · 10/10 puan

"Kendisini burada oldukça yabancı buluyordu. Buranın insanları çok şeyler biliyorlardı; kendisinin hiç bilmediği birtakım şeyler... Ve bu bilgiçlikleri her tavırlarından dökülüyordu. Bu yabani çocuğa evvela ehemmiyet vermediler; fakat asıl ve hakikaten ehemmiyet vermeyenin bu yabani çocuk olduğunu fark edince onunla alay etmek, onu kızdırmak istediler."

Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 21 - YKY)Kuyucaklı Yusuf, Sabahattin Ali (Sayfa 21 - YKY)