Kırgınlık anlatılmaz...
Bazen bir cümleye sığmaz, bazen gözyaşına bile dönüşemez. İnsan içine atar, sessizce taşır. Öyle bir acıdır ki, hasta hâlinle bile seni yollara düşürür, yürütür, yorulana kadar düşündürür. Kalbinin en hassas yerinde durur da ne uyutabilir ne de unutturabilir.
Sonra bir ayet yankılanır kulakta:
"Rabbin için sabret."
İşte o an anlarsın; her kırgınlık anlatılmak için değil, bazıları Allah'a emanet edilmek içindir. İnsanlardan beklediğin anlayışı bulamazsın belki, hakkını teslim eden olmaz belki, gönlünü incitenler dönüp bakmaz belki... Ama Rabbin görür. Sessizliğini de görür, geceleri içine attığın hüznü de bilir.
Bu yüzden sabretmek bazen susmak değildir; yarana rağmen yoluna devam etmektir. Kırılmış kalbinle yine de dua edebilmektir. Canın yanarken bile Rabbine güvenebilmektir.
Çünkü bazı yaraları zaman değil, Allah'ın merhameti iyileştirir.