'Bunca yıl ne yaptın? En güzel zamanlarını ne icin harcadın? Yaşadin mı yoksa yaşamadın mı? "Bak"diyorsun kendine"Bak dünya nasıl soğuyor.Yıllar geçiyor, bu yılların ardından kasvet dolu yalnızlık geliyor, bastonuyla titreyerek ihtiyarlık geliyor, bunların ardından da hüzün ve tasa.
Bembeyaz kesiliyor fantastik dünyan, donup kalıyor, soluyor hayallerin ve ağaçtan dökülen sarı yapraklar gibi dökülüyor...
Biliyor musunuz? Artık yaşam biçimimle suç ve günah işledim diye üzülmeyeceğim. Çünkü yaşamın bizzat kendisi suç ve günahtır. Hiç bir şeyi abarttığımı düşünmeyin, Tanrı aşkına bunu düşünmeyin Nastenka.Çünkü bazen öyle hüzünlü, öyle hüzünlü anlarım oluyor ki...Çünkü bana böyle anlarda hic bir zaman yaşantımı kurabilcek güçte değilmişim gibi gelmeye başlıyor. Çünkü bana mevcut anla, gerçekle ilgili tüm ölçümü, tüm sezgilerimi kaybetmişim gibi geliyordu.
Şimdu, sizin yanınızda otururken ve sizinle konuşurken benim için geleceği düşünmek daha da korkunç, çünkü o gelecekte yine yalnızlık, yine bu küf kokan gereksiz yaşam var. Gerçekte sizin yanınızda böylesine mutluyken artık benim için hayalini kuracağım hiçbir sey olmayacaktır!