1000Kitap Logosu

Sâhipkırân

turktarihi13
bir alıntı ekledi.
Safevîler'e karşı kazandığı zaferlerle Yavuz Sultan Selim'i çağrıştıran IV. Murad, bu yönüyle Pers İmparatorluğunu yıkan Makedonyalı İskender'e de benzetilir ve İskender-i Sânî olarak nitelenir. Nitekim çağdaş tarihçilerden Mehmed Halife; "Mehabbette sâlabette olup ecdâdına gálip Budur sâhipkırân-ı âlemin Sâm-ı Nerîman'ı Edüp izhâr-ı kudret fitne-i Ye'cüc'e sed çekti Sezâdır ana derlerse İskender-i Sânî" mısralarında bu hususa temas eder.
3
Aydin Aliev
Otağ 2 / Emir Timur'u inceledi.
320 syf.
·
78 günde
·
9/10 puan
Gerçekten efsane ötesi bir eser ortaya çıkmış bu eserde emeği geçen herkesin ellerine emeğine sağlık özelikle Ahmet Hocamıza Sahipkıran Emir Timur'un aslında nasıl biri olduğunu doğru şekilde sağlam Kaynaklara dayanarak bize aktardığı için sonsuz teşekkürler ve hürmetler arz ederim Kalemine sağlık hocam Allah size uzun ömürler versin inşallah Kitabı okurken adeta sanki o Devrin içindeymişim gibi hissettim kendimi bu kitap gençlere okullarda okutulması gereken bir kitap benim fikrimce Timur gibi büyük bir cihangiri yetiştirmiş olan bir mille- te mensup olduğumuzdan dolayı övünç duyarak Emir Timur'la övünmeliyiz. Onun eserlerini incelemeliyiz. Onun öğretilerinden faydalanmalıyız. Tüzükat'ı bütün Türk aydınlarına tavsiye ederim. Türk aydınları hem Emir Timur'un tarihi kişiliğini incelemeli, hem de Tüzükat'ı incelemeli, çok alınacak dersler vardır. Eser hazırlanırken Özbek, Arap ve Osmanlı kaynaklarından istifade edildi. Bilhassa Özbekistan'a giderek aylarca orada kalan ve Özbek kaynaklarını bulup çeviren kıymetli dostum Avukat İrfan Hattatoğlu Bey'in bu eserin hazırlanışında büyük emeği vardır. Kendisine teşekkürü bir borç bilirim. Tarihinden habersiz milletler boyun eğmeye, etek öpmeye mahkûmdurlar. Bu mahkûmiyet onu kendi ecdadının değil, yabancıların uşağı haline getirecek bir köleliktir. Timur'un hayatından alınacak o kadar çok ibretler var ki... Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil
Otağ 2 / Emir Timur
Okuyacaklarıma Ekle
3
Emir Timur'un bir diğer önemli lakabı da dünyaya hükmeden manasına gelen Sahipkıran'dır. Gökyüzündeki iki gezegen Satürn (Zuhal) ve Jüpiter (Müşteri)'in birbirlerine en yakınlaştığı zamanda dünyaya gelen erkek çocuklar bu unvanı almaya aday olurlardı. Bu iki gezegenin birbirlerine yaklaşması sekiz yüzyılda bir tekrarlanmaktadır. Bugün doğan çocuklar bahtlı olurlar. Bu şekilde dünyaya üç kişi gelmiştir, İskender-i Zulkarneyn -ki ona Oğuz Han da denilmektedir-, Peygamber Efendimiz ve Emir Timur.
Ahmet Şimşirgil
Sayfa 60 - Timaş Yayınları
4
Aydin Aliev
bir alıntı ekledi.
Sahipkıran Emir Timur Herkesin bir oturuş şekli tarif etmesinden sonra Timur, "Oturuşun en makbulü kişinin namazda oturduğu şekildir," diye cevap verdi. Hocası bu cevaptan fevkalade memnun kalmıştı. Timur'un tahsili ile daha yakından alakadar olmaya başladı. Hocalarının dikkatini çeken bir başka şey de Timur'un hem sağ hem de sol eliyle mükemmel yazı yazabilmesiydi. Tahsile başladığının üçüncü yılında Kurän-ı Kerîm'i ezberlediği konusunda da rivayetler bulunmaktadır. Babası Taragay onun çok iyi bir ilim ehli olmasının yanında harp sanatına da ilgi duymasını arzulamaktaydı. Kendisine sık sık, "Evladım, biz harp sanatı ile şöhret kazanan bir ecdadın torunlarıyız. Bunun için her tür silah kullanmayı da öğrenmen lazım," diyordu. Bu sebeple Timur dersten arta kalan zamanlarında arkadaşları ile kılıç kullanmak, ok atmak ve atıyla sürat koşuları yapmak suretiyle bu yeteneklerini geliştirdi. Bu konularda o kadar hevesli ve gayretliydi ki birkaç sene içerisinde akranları arasında sivrildi, mümtaz bir yere geldi. Böylece güçlü kuvvetli, korkusuz, yiğit bir genç olarak büyüdü. At sürme, at üstünde ok atma, kılıç ve yay kullanma kabiliyetleri yüksekti. Süratle at koştururken bir attan diğerine rahatlıkla geçe- biliyordu. Hatta en sevdiği antrenmanlardan birisinin üç tane atı yan yana koşturup birinciden ikincisine, ikincisinden üçüncüsüne geçip geri dönmesiydi denilmektedir." Her iki eliyle yazı yazdığı gibi aynı zamanda hem sağ hem sol kolu ile aynı mükemmeliyette kılıç kullanabiliyordu. Yüzmede de ustaydı. Öyle ki Ceyhun Irmağı'nın en akıntılı yerlerinde bir sahilden diğerine yüzerek gidip geri dönebiliyordu. Böylece maddi manevi ilimlerde tam olarak yetişmiş ve olgunlaşmıştı. Timur'un genç yaşında ilgi duyduğu şeylerden biri de satranç oyunuydu. Babası Muhammed Taragay'dan bu oyunun kaidelerini, Hocası Şemseddin Külal'den ise hamleleri öğrenmişti. Bu sayede kısa zamanda kabiliyetli bir satranç oyuncusu olmuştu. Bu bilgi ona güçlü bir hafıza, geleceği görebilme, rakibe göre taktik geliştirme kabiliyetlerini verecekti.
2