Tıpkı çağdaş psikiyatristler daha fazla müşteri çekmek için nasıl mutlu olmayı öğütlüyorlarsa bazı papazlarda mutlu olmak için Tanrı'yı sevin diyorlar. "Tanrı hep yanımızda olsun"un anlamı, "Tanrı'yla sevgide, adalette, dogrulukta bir olmak yerine, onunla iş ortağı olun"dan başka bir şey değildir.
Bu nedenle yaşamımızı Tanrı'nın ilkelerine göre düzenlemek yerine, insan biçimli bir Tanrı'ya çocuk gibi bağlanarak yaşadığımız için bizler ortaçağın dinsel kültüründen çok puta tapan ilkel kabilelerin dinsel kültürüne yakınız.
Eğer kişi kendi güçlerinin üretici bir biçimde dışarı taşmasıyla bir özdeşlik, bir Ben'lik duyacak düzeye gelmemişse, sevdiği kişiyi "putlaştırmak" ister.
Bir insanı tanımadan [bilmeden] onu saymak olanaksızdır. İlgi ve saygı eğer bilgi tarafından yönlendirilmezse kör kalır. Eğer ilgiyi bilgi doğurmamışsa boştur. Bilginin bir çok katları vardır, sevginin bir görüntüsü olan bilgi dışta kalmaz, öze işler. Bu bilgiyi ancak kendime gösterdiğim ilgiyi diğer insanları oldukları gibi görmeye çevirdiğim zaman kazanmak mümkündür.