*Sen her şeyi Allah'tan bilirsen ne kavga kalır, ne şamata. Para kimin eline geçerse çalım satmaya parayı saklamaya kalkıyor.Etrafındakileri bilmez gibi telakki ediyor, kıskanıyor, vermiyor.Cenab-ı Hak Hz. veresin diye veriyor, okut diye okutuyor. Senin paranda komşunun, mahallenin hakkı var. Komşularının halini sormazsan, sen kendi nefsin için çalşıyorsun, demektir.* *Hayrını zekatını kendi alın terin ile kazandığın para ile vermeye çalışacaksın. Allah (c.c) cümlemizi hayırlara nail etsin, müşküllerimizi asan eylesin.* *Gönenli Mehmet Efendi Hz.( K.s)*
Din İslam
Aşık olduğum kurgusal karakterler
Aslında bu akımın orjinali book boyfriend ama ben Türkçe ingilizce karışık konuşunca çok cringe oluyorum.Neden hiçbir bilgim yok ama ok diyince bile saçımı yolasım geliyor😞Bunu burada ilk yapan kim hiçbir bilgim yok,çok gördüm.Biraz geç oldu ama ben de yapayım dedim.(kesinlikle bir sıralama yok,aklıma geleni yazdım.) Lordlar ve Varisler serisinden Daren ile açılışı yapalım.Herkeste gördünüz bu adamı biliyorum ama benim Daren'i sevme nedenim kesinlikle herkesten farklı.Hepimiz gökyüzü olmak istedik serisi zaten çok kapsamlı bir seri,yani her türden karakter var.Kendinizi bulduğunuz bir karakter illa olmuştur.Ben de Nova'da kendimi bulmuştum.Zaten çok benzer özelliklere sahibiz.İkimizde balık burcuyuz,ikimizde Ege'de yaşıyoruz ve illerimiz komşu.(Bilmeyenler için Nova Burdurlu,kitapta bahsedilen göl de Salda Gölü.),ikimizde deliyiz,ikimizde sosyal kelebeğiz(yani kesinlikle öyleyim ama bazen geliyorlar bu da Nova'nın gökyüzü vârisi evresi gibi bir şey).Kısacası görüp görebileceğiniz en Nova insanlardan biriyim.Nova'ya çok benzememden dolayı kitaba başladığımda dikkatimi çeken ilk karakter tabi ki de Daren oldu.Karşı konulamaz bir yakınlık hissediyorum adama karşı.Kitabı dış gözle değil,direkt Nova olarak okuduğum içindir belki de bu.Bazen çok üzgün olduğumda-ki bu nadiren(!) rastladığım bir durum-beni rahatlatabilen tek şey Daren'in sözleri oluyor.Daren benim için bir kaçış noktasıdır belki de.Başım mı ağrıyor,daren.Kalbim mi acıdı,daren.Üzüldüm mü,Daren.Hayat zor mu,Daren.Yoruldum,sıkıldım,bittim mi,Daren.Asprinimdir benim.Daren benim için çok şey. Gecenin Hikayesi - Aylema serisinden Fetih Yargıcı diğer bir favorim.Daren asprinse Fetih paroldur.Maya'yı isteği dahilinde olmadan öpmek yerine kolunu kesmeyi seçmiş bir adamdır Fetih.Daha ne olsun.Dokunmadan da seven bir karakter ayrıca-ki bu
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Listede hangi kitabı seviyorsan, yanındaki emojiyi bırak 📚✨ Bakalım en çok hangi kitap seviliyor?? ❤️‍🔥 1. 17 Numara (seri) — Fatma Şamata 💺 2. 3391 Kilometre (seri) — Beyza 🌙 3. Altı Saniye (tek kitap) — Fatma Şamata ⏳ 4. Ateşpare (seri) — Ceren Melek 🔥 5. Bazı İnsanlar Böyle Yaşar (seri) — Filiz Puluç 🖤 6. Beyaz Leke (seri) — Aslı Arslan 🦾 7. Bir Kibritle Yok Olmak (seri) — Özge Naz 🕯️ 8. Bronz (seri) — Özge Naz 🪙 9. Bul Beni (seri) — Beyza Alkoç 🔎 10. Bülbül Kapanı (seri) — Loressima 👠 11. Duzah — Hazel Noya 🌋 12. Emare (seri) — Aslı Arslan 🕊️ 13. Enkaz Altındakiler (seri) — Beyza Alkoç 🏚️ 14. Fırtına Zamanı (tek kitap) — DuruMavii 🌪️ 15. Gökçen (seri) — Loressima 🦋 16. Hepimiz Gökyüzü Olmak İstedik (Seri) — N.G. Kabal ☁️ 17. İs Kokan Zeytin Ağacı (seri) — Şule Avlamaz 🌿 18. İzler Kalır (seri) — Sude B. ❤️‍🩹 19. Karantina (seri) — Beyza Alkoç 🦠 20. Kazazede (seri) — Şevval Demirdöğer 🚑 21. Kimsesizler Matemi (seri) — Emine Tavuz 🥀 22. Kutup Yıldızı (seri) — Mehtap Fırat ⭐ 23. Maça Kızı 8 (seri) — Dilara Pamuk ♦️ 24. Medusa'nın Ölü Kumları (seri) — Maral Atmaca 🐍 25. Misafir — Beyza Alkoç 🚪 26. Oyunbaz (7 Tutsak 1 Ölü serisi) — Işıl Limae 🎭 27. Oyuncak Mezarlığı (seri) — Emre Gül 🧸
Alıntı
Üstâd’ın vasiyetnâmesi
Son dönem Türk şiirinin en büyük isimlerinin başında gelen Üstad Necip Fazıl Kısakürek yirminci yüzyıl şiirine damgasını basmıştır. Çokça konuşulmuş ve tartışılmış olan bu mümtaz sima birbirinden kıymetli eserlerden oluşan bir külliyat bırakmıştır bize. Ömrünün ikinci devresinde tam bir iman abidesi görünümü sergilemiştir. Adam gibi yaşamış ve güzel bir nam bırakarak öteki âleme göçmüştür. O, dünya malına değer vermemiş, onurlu bir hayat sürmüştür. Geçen yıllarda Üstad’ın Eyüp sırtlarındaki mezarını ziyaret ettiğimde onun süssüz mezarı bana çok şey anlatmıştı. Bu kabrin süsü imandı ve o da dışardan görülmüyordu. O, yaşarken de şekle ve şaşaya önem vermezdi. Üstad, ölümüne yakın zamanlarda Türk milletine, özellikle Türk gençliğine bir vasiyet yazmıştı. Bu umumi vasiyetnameyi öneminden dolayı dikkatlerinize sunmak istiyorum: “1- Bu vasiyet, çoluk-çocuğumun ve şahsi yakınlarımın dar ve hususi kadrosundan ziyade, onların da içinde olduğu geniş ve umumî zümreyi muhatap tutuyor. Başta gerçek Türk’ün ruh köküne bağlı yeni gençlik, şu kadar yıllık mücadele hayatımda beni okumuş veya dinlemiş her fert, kısaca Allah ve Resulüne perçinli herkes... Onlara hitap ediyorum ve dileklerimin yerine getirilmesi için gerekli çalışmayı işte bu yeni gençliğe ısmarlıyorum! Eğer üzerlerinde bir hakkım varsa, hesap gününde tek tek sorumludurlar. Emanetim, beni seven ve İslâm davasında bir hak sahibi olduğumu kabul eden herkese... 2- Fikir ve duyguda vasiyete lüzum görmüyorum. Bu bahiste bütün eserlerim, her kelime, cümle, mısra ve topyekûn ifade tarzım vasiyettir. Eğer bu kamusluk bütünü, tek ve minicik bir daire içinde toplamak gerekirse söylenecek söz “Allah ve Resulü; başka her şey hiç ve batıl” demekten ibarettir. 3- “Büyük Doğu Yayınları” kitabevi kuruluncaya kadar şunun bunun
Alıntı
Akşama notum:
Burada yaptığım payların yorumların çoğu gırgır şamata ve tebessüm amaçlıdır.. Başka amacım yok, Bu arada sevgilim de yok🤪
Müsadenizle.. Dokunduğum nokta oldukça hassas olduğundan dolayı öncelikle kendini bilen ve bahsedeceğim mevzunun tarafı olmayan kıymetli dostlarım lütfen üzerilerine almasınlar ve incinmesinler; zira yazarlık dönemimde her daim yanımda olan, bana yazarlığın lezzetini tattıran, maddi ve manevi desteklerini esirgemeyen o kıymetli ve nadide insanları incitmekten imtina ederim.. Kıymet bilen dostlarımı, yol yordam bilen, sanata ve edebiyata önem veren, emeğe saygı duyan, ülkemin güzel insanlarını bir yanda tutarak; güzel memleketimin, aziz insanlarına, kitapların da bir maddi ederi olduğunu, yazarların da kitaplarından para kazanma çabalarının olduğunu, üstüne basarak bildirmek istiyorum.. Üzülerek seyretmekteyim ki büyük bir çoğunluğunuz, kitapların yazarlarına imzalattıktan sonra, teşekkür edip, koltuğunuzun altına kıstırarak götürebileceğiniz nesneler sanıyorsunuz.. Ya da birinin okuduğu bir kitabı, ''bitirince bana da ver, ben de bi okuyayım'' yaklaşımıyla baktığınız, ciltlenmiş ve iki kapağın arasına sıkıştırılmış kağıt tomarlarından ibaret sanıyorsunuz.. Yazarların o eserleri dağdan bayırdan, yabani bağlardan toplayıp, sizlere dağıtmak için getirdiği yapraklar sanıyorsunuz.. Aslında bir eser olarak bile nitelendirmiyorsunuz.. Kitapları ortalık yerlerde bedava dağıtılan paketler sanıyorsunuz.. Yazarların teşekkürle, sanatçıların aferinle, bravoyla, alkışla beslendiğini sanıyorsunuz.. Önünüze gelen ürünün oraya gelene kadar hiç bir mali harcaması olmadığını sanıyorsunuz.. Böyle düşünmüyor olsaydınız, kilometrelerce yol kat edip, cebimizden masraflar yaparak katıldığımız sosyal etkinliklerde, etkinlik alanında kurulan standları dolaşıp, parasıyla döner ekmek alıp, parasıyla yöresel peynir, çökelek alıp, parasıyla ekmek arası köfte alıp, parasıyla dondurma,