“Üç gündür kimseyle konuşmamıştım. Bu durum hoşuma bile gitti. Bir süre sessiz kalmak iyi geldi. Kelimeler bazen tüm duygularımızı ifade etmeye yetmiyor. Çok sönük kalıyor.”
🎬 Andrey Tarkovski, Ayna
Kierkegaard, umutsuzluğu, bireyin kendisini ve varoluşunu anlamlandıramaması durumu olarak tanımlar. Kierkegaard, umutsuzluğun bir hastalık değil, bir fırsat olduğunu ileri sürer. Kendinizi tanımanız ve özgürleştirmeniz için bir yol göstericidir.
Oscar Wilde, Dorian Gray’in Portresi kitabında;
“Geri çevirdiğimiz şeylerden ötürü cezalandırılırız. Boğmaya yeltendiğimiz her tür dürtü zihinde kuluçkaya yatar ve bizi zehirler. Bir ayartmadan
Şûle-rîz ettin yine evvelce yanmış gönlümü
Mecrûh-i nev eyledin gûya kapanmış gönlümü
Çeşminin bilmem nasıl te’sir-i sihr-âmizi var
Aşka mecbur etti sevdadan usanmış gönlümü
(Yanmış gönlümü sen bir daha yaktın alevlendirdin
Gönlümün yarası kapanmış biliyordum sen onu tekrar yaraladın
Gözlerinin bilmem nasıl büyüleyici etkisi var
Aşka mecbur etti sevdadan usnamış gönlümü...)
Tâhirü’l-Mevlevî
"Sevgi yalnız bir insana bağlılık değildir. Bir tutumdur. Kişinin yalnız bir sevgi nesnesine değil, bütünüyle dünyaya bağlılığını gösteren bir kişilik yapısıdır. Kişi yalnız bir tek kimseyi seviyor, başka her şeye karşı ilgisiz kalıyorsa sevgisi sevgi değil, genişletilmiş bencilliktir.”
Karl Max