Necip Fazıl Kısakürek
Yön yön sarılmışım ne yana baksam;
Sarılan olur da saran olmaz mı?
Kim bu yüzü çizen sanatkâr ressam;
Geçip de aynaya, soran olmaz mı?...

Dilek Obut, bir alıntı ekledi.
22 saat önce

Allah rızasına uygun olan her şey sevgidir. Sevgilinin rızasına uygun olan her şey sevgidir. Sevgilinin her işlediği şey de sevimlidir. Çünkü mevcut varlıklarda fiil yoktur. Belki fiil, o varlığın rabbisinindir. Bu itibarla varlık, fiilin kendisine istinat edilmesi kaygusundan kurtuldu. Şu hale göre herhangi bir varlık, Rabbinin fiillerinden dolayı hem kendisinden, hem de kendisinden meydana gelen şeyden razı oldu. Bu fiiller ise rızaya uygundur. Çünkü her fiil ve sanat ehli, kendi fiilinden ve sanatından razıdır. Zira her fail ve sanatkâr kendi fiil ve sanatının icabına uygun olarak hakkını vermiştir.

Fususu'l Hikem, Muhiddin-i ArabiFususu'l Hikem, Muhiddin-i Arabi

Prof. Dr. Birol Emil - Öğretmenler Romancısı Reşat Nuri Güntekin
Edebiyatta devir - şahsiyet - eser bir bütündür. Edebiyat araştırması doğrudan doğruya eser üzerinde derinleşen iç tahlile dayandığı kadar bu bütünlüğü de göz önünde bulundurmak zorundadır. Ancak böyle bir "cotexte" sayesindedir ki çok defa şahsileşen, keyfileşen hükümlerden nisbeten objektif değerlendirmelere yükselmek mümkündür. Kaldı ki edebiyatta verilecek hükümler tam bir "objektivite"yi haiz olamaz. Çünkü edebiyatın objesi -edebi eser ve kahramanları- de, süjesi -onu yazan sanatkâr, değerlendiren okuyucu, araştırmacı, tenkitçi- de insandır. İnsanın olduğu her yerde "subjektivite" kendiliğinden işe karışır. Edebi eserin özelliği, güzelliği ve etkileyiciliği de zaten buradadır.

Shahane, bir alıntı ekledi.
Dün 11:22 · Kitabı okuyor

“İçinizden gelen bir dürtüyle mi düşüncelerinizi ya da duygularınızı dile getirmek için eser veriyorsunuz, yoksa alkışlanmak isteğiyle mi? Bir sanatçıda alkışlanmak isteği güçlüdür ama ikinci plandadır; şöyle ki, sanatçı bir eser yaratmak ister ve bunun beğenileceğini umar, ama beğenilmese de tarzını değiştirmez . Öte yandan, alkışlanmak isteği asıl güdüsü olan sanatkâr ise beğenilmediğinde başka bir tarza dönebilir.”

Mutlu Olma Sanatı, Bertrand Russell (Sayfa 89)Mutlu Olma Sanatı, Bertrand Russell (Sayfa 89)
Aynur, bir alıntı ekledi.
22 May 01:53 · Kitabı okudu · İnceledi · 8/10 puan

Sanatkar ıstıraplarını ve ihtiraslarını yönetebilen insandır. Sanatkar, hislerinin ve düşüncelerinin mahkumu değil, hakimi olan kişidir.

Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe (Sayfa 188)Genç Werther'in Acıları, Johann Wolfgang Von Goethe (Sayfa 188)
Ferman Mamedov, Kafka Okur Sayı 24'ı inceledi.
21 May 04:14 · Kitabı okudu · 5 günde · Beğendi · 7/10 puan

Arkadaş, Audrey Hepburn hayranı ve ben de sinema dünyasındaki ününü biliyorum. Güzelliğini de biliyoruz. 23.sayıyı bu yüzden almıştık. İlk kez Kafkaokur alışımız Audrey'in güzelliği sayesinde oldu. 24'ü de yine bir arkadaş vesilesiyle okumuş oldum. Ben inadına bu dergiye para vermem; şeffaf dosya mı, naylon mu ne diyorlar, çıkaracaksınız onun içinden. Vardır sanırım herkesin bir takıntısı...

Nazan Bekiroğlu'lu sayfalar güzeldi. Anlaşılan kendisi öyle bir yazardır ki, hakkında bahsetmek dahi ismi geçen sayfalara "ruh" katmış. Yoksa ki "ceset" gibi bir dergi. Oysa düzeni, özeniyle tam notluk bir dergi olduğu itiraf edilmeli. Kaan Murat Yanık'ın yazısını görünce çok sevindim. İzdiham'dan biliyorum ve emindim ki ne yazmışsa güzeldir. İnanın bu sayıda okuyacağınız en güzel ve akılda kalıcı yazı bu - "Kokunun İzi".

Nazan Hanım kendisiyle yapılan röpartajda "sanatkarca huzursuzluklarım" diye ifade kullanmış. Eleştirmek istiyorum. Huzur yerine hüzün olmalı. 'Huzur' varsa, 'huzursuzluk' yoktur. Var varsa, yok yoktur örneği gibi. Huzursuzluk, huzuru keşfedene kadar izafi olarak kullanılan - eğer duygusal bir durumdan bahsediyorsak- bir anlayıştır. Huzur bir kez "ele geçince" (doğrusu o biz ele geçirir, fetheder) bir daha çıkmaz. Bu yüzden huzura kavuşmuş kişi için huzursuzluk diye bir anlayış ortadan kalkar. Buradan hareketle anlıyorum ki Nazan Bekiroğlu ya huzuru keşfedememiştir ya da huzurla hüzünü ayıramamıştır. Sanat ve sanatkar(ca) anlayışları yanına 'hüzün' daha yakışır ve uygun olan kelime... Bitti.

Evren, bir alıntı ekledi.
20 May 10:37 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Önsöz
Sanatkâr bir mahlûktur, fakat yaratmak cehdinde bir mahlûk!.. Onun bir eseri, bir de kendisi vardır. İşte sanatkâr, çok defa, yaratmaya kalkıştığı tipin, yaratılmış olan ta kendisidir.

Bir Adam Yaratmak, Necip Fazıl KısakürekBir Adam Yaratmak, Necip Fazıl Kısakürek