..
Aylarca yaşadığı acılar, soğuk ve umutsuzluk da çok uzaktaydı. Göğsünde, sanki biri yüregine bir hançer saplamış, kan kaybından yavaşça ölecekmiş gibi bir acı vardı..
@meade_glenn
#glennmeade
#karkurdu
Sia Kitap
Boşanmış olduklarından dolayı yıllarca görüşmediği annesi Rose’un ölümü üzerine gittiği evinde hayatı boyunca asker olan ve CIA için çalışan babası Jakob’a ait belgelerden Kar Kurdu Operasyonu’na ulaşır William Massey. Üzerinden elli yıl geçmiş bu çok gizli ve hassas operasyonun ve de daha on yaşındayken kaybettiği babasının nasıl öldüğünün peşine düşmeye karar verir. Bu operasyondan kurtulan tek kişi Anna Korev’le görüşmeye gider ve onun acılarla dolu anlatımıyla KGB’nin radarına girmiş olan bu operasyonla kendinizi soğuk savaşın içinde buluyorsunuz. Kendi halkından onlarca insanın ölümüne sebep olan Stalin’e karşı düzenlenecek olan suikast ve en iyi suikastçı olarak bilinen Alex Slanski..
1952 ile başlayan; Eisenhower, Harry Truman, Stalin, Marlyn Monroe, Kızıl Ordu, III. Reich, Barbarossa Harekatı, Anna Grenko’nun ( Korev) acıları, toplu mezarlar, tecavüzler, hayatta kalma mücadelesi ile ideolojik, ekonomik ve siyasi gerilimi anlatan maalesef bir insanlık dramı yine..
Ve de günümüz koşullarında sırların peşine düşen gazeteci oğul Massey’in hikayesi..
Belgelenmiş bu tarihe ait kişilerden destek alarak yazılmış, gerçekle kurgunun harmanlandığı roman okuru gerilimi yüksek sırların peşinde dolu dizgin koşturuyor. Sıkılmadan keyifle okunacak kitaplardan biri, tavsiyemdir..
@kitap_pinari_35
Kar KurduGlenn Meade · Sia Kitap · 20261,127 okunma
Giriş seviyesi bir felsefe tarihi değildir, ön okuması olanlara daha fazla keyif verecektir ancak yeni başlayanlar için de okuması kolay ve içine çeken bir yapısı var. Russell kendi düşüncelerini cesurca saplamış, büyük isimlerin altıda ezilmemiştir. Değerlendirmelerinde kişisel duyguları vardır ama göze batacak bir aşırılıkta değildir. Kitabın biraz daha hacimli olmasını isterdim çünkü adı geçen isimler bunu hak ediyor
Sabit fikirli ve aklını tek bir düşünceye saplamış her türden insan, hayatım boyunca ilgili çekmiştir, zira bir insan kendini ne ölçüde sınırlarsa, o denli sonsuza yakınlaşmış olur.
Ana! Her kaybolanın günahı Gökçen Kız'ın üstüne mi olacak? Satı Kadın heyecanlanmıştı:
‐ Ne söz anlamaz, ne sabırsız çocuklarsınız siz! Bırakın da bitireyim. Sancak beğinin oğlu, Gökçen Kız'ın güzelliğini işitmiş, obaya geldi. Ne babayiğit, ne yakışıklı adamdı. Gözümle gördüm, dağların yıkılacağı aklıma gelirdi de onun yıkılacağı gelmezdi. Beğin oğlu, Gökçen'i peçeli yakalamış. Peçeni aç, yüzünü göster demiş. Kız göstermemiş. Beğ oğlu, çekil git, başına bela gelir, sana kötülük etmek istemem demiş. Gönül bu, ateş düşmeye görsün, kaza bela dinler mi? Yüzünü aç diye direndikçe direnmiş. Kız yine açmamış. Bunun üzerine beğ oğlu zor kullanmaya kalkmış. Gökçen Kız zora gelir mi? Öteki Osmanlıysa bu da Türkmen... Hemen bıçağını çekmiş. Vururum, demiş. Beğ oğlu adımını atınca bıçağını göğsüne saplamış. Baba yiğit gençti dedim. Gülmüş. Gözlerin bıçağından daha keskin değil ya, diyerek göğsüne saplanan bıçağı çekip yere attıktan sonra bir atılmış. Gökçeny Kızın peçesini söküp koparmış.
Koparmış ama kızın yüzüne bakmasıyla ah çekip yıkılması bir olmuş. Yiğidi ayıltmak için çok uğraştılar. Ben de gördüm, bakışları bir değişmişti. Atına binip gitti. Gidiş o gidiş, bir daha gören olmadı. Sancak beği, oğlunu aratmak için her yana adamlar saldı. İzi bile bulunmadı...