Hevesi kırılmasın diye söylemediğin sözler onda ya hayal kırıklığı oluşturmuşsa. Hevesi kırılmasın dediğin kişi hayal kırıklığını nasıl telafi edecek? Hevesin kırılmaması mi yoksa hayallerin yıkılmaması mi daha önemli?
Toplumumuzda genel olarak aramızdaki tartışmaların konusuna odaklanmıyoruz. Olayları kişiselleştiriyoruz. Tartışmayı açan ve tartışmaya konu olan insanlar ortada olan hata üzerinde durmaktansa birbirlerinin inadına giden tavırlar takınmakta. Peki Neden? Başta ınsanlar iletişim kurmakta aciz. Bunlar da bir çok sonuç doğuruyor. Mesela bizim toplumumuzda hata yaptı mi birisi hemen yargiliyoruz. Neden bunu yaptın demeden sonucuna odaklanıyoruz. Bu sefer hata yapmanın bizim için olmaması gerektiğini düşünüyoruz. Yaptığımız hataları da kabullenemiyoruz. Çünkü toplum hata yapmaman gerektiğini dayatıyor, yaptın mı da yol göstermezler ve ayıplarlar. Yani sen bir kulsun ben de sen de hata yapabiliriz demiyoruz. Tabi bu gibi durumlar eleştiri yetimizi kaybetmize sebep oluyor.En başta iletişim dili iyi olmalı.Empati, saydamlık vb. Bir şeyi çok iyi bilebilirsin ama bildiğini nasıl aktardığın da önemli. Unutmayalım her insan hata yapar.
Şöyle bir alıntı okudum çok beğendim: "İnsan çok sevmekten, kıyamamaktan, kızamamaktan, üzememekten ve hep alttan almaktan kaybeder. Hayat, ilk olarak kendini yok sayanları harcar.