Erkek-kadın kutuplaşması, aynı zamanda insanlar arası yaratıcılığın da kaynağıdır. Bu biyolojide, tohumla yumurtanın birleşmesinin çocuğun doğumunun temelini oluşturmasında açıkça görülür. Durum, salt ruhsal alanda da değişik değildir, kadınla erkek arasındaki sevgiyle her ikisi de yeniden doğar. (Eşcinsellikte bu kutupların birliğine ulaşılamaz. Bu nedenle eşcinsel kişi bir türlü gideremediği ayrı olma acısıyla kıvranır. Sevemeyen ortalama bir heteroseksüel de aynı acıdan pay almaktadır.)
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Sırrı öğrenebilmenin bir diğer yolu sevgidir. Sevgi bir başka insanın etkin bir şekilde içine girmektir, böylece öğrenme isteğimiz bir olmayla yatıştırılır.
Bu yolla bilgi edinmeye çocuklarda sık rastlarız. Çocuk herhangi bir şeyi ya da canlıyı bir köşeye çeker, tanıyabilmek için onu kırar, kelebeğin kanatlarını, onu tanıyabilmek için, sırrını zorla çözebilmek için zalimce koparır. Zulmün kendisi, daha derinlerden gelen bir dürtüye bağlıdır: Eşyaların ve yaşamın sırrını çözebilmek dürtüsüdür bu.