Benim gözümde genç olmakla ihtiyar olmak arasında bir fark yoktur.Belki ihtiyarlık, bu manasız sürüklenmeyi sona yaklaştırmış bakımından, daha da iyidir; fakat bazı şeyler var ki, onları yüklenmek için yaşlı omuzlar kâfi gelmeyeceği benziyor.
Gözümüzü kör eden yedi renktir, kulağımızı sağır eden sesler, ağzımızı paslandıran yediklerimiz, kalbimizi önce coşturup sonra durduran sonsuz koşmalarımızdır. Yüksek insan dışına değil, içine kıymet verendir.