Canlılar dünyasının etoburları, birbirlerini değil, otla beslenen hayvanları yiyorlar. Ormanda et yiyenler birbirlerine saldırmıyorlar. Yem olma kaderi sadece ceylanlara, keçilere, koyunlara, tavşanlara, ineklere, kısacası otla beslenenlere ait. Onlar zararsız, kimseye saldırmıyor ve dünyaya zarar vermiyorlar. Bu yüzden kurban oluyorlar. İnsanlar da hep ot yiyen hayvanlarla besleniyor.
Ne garip değil mi; "bilge" demek olan "abdal" sözcüğünü "aptal"a dönüştürmüşüz, çoğul haline "budala" demişiz. "Akıllılar" demek olan "ukala"ya da aşağılayıcı bir anlam yüklemişiz. Bence toplumun kodları bu anlam kaymalarında yüklü.
Kapitalizm ve kitle iletişimi eliyle, tarih boyunca yüceltilmeye çalışılmış, çeşitli rönesanslardan geçmiş insanın, tekrar hayvanlaşması süreci yaşanıyor. İnsana biyolojik ihtiyaçlardan ibaret bir canlı gibi yaklaşılıyor.