Başka bir kötü âdetimiz de liyâkati, ehliyeti, emeği olmadan hak etmediğini istemektir. Hiçbir vasfı olmayanlar yüksek maaşlı makâmlara göz dikerler. Hakkı olmayanı elde etmek için birçok kısayollar kullanırlar. Torpil, rüşvet, yalan, şişirme özgeçmişler, rakiplerini karalama, hatta iftira vb. Aslında çoğumuzda bitmek bilmeyen bir güç ve makâm sevgisi var. Bize göre bir insanın değeri ne ve nasıl olduğunda değil, hangi koltukta oturduğuna bağlı. Bu sebepten başka kılıflara bürünse de maddiyatçılık bizdeki başka bir kötü âdettir. Paralı pullu kadrolar araştırılır, bir kısayol üzerinden o kadrolara kapak atmak için uğraş verilir. Aynı adam böyle bir çabayı ilim öğrenirken, mesleğini geliştirirken, daha iyi bir insan olmaya çalışırken göstermez. Hak etmediğine ulaşma hırsı yüzünden herkeste bir acelecilik vardır. İşe yeni girmiş genç memur daha birinci gün müdür olmak için kulislere girişir. Tanıdıklarını, tanıdığının tanıdıklarını, hemşehrilerini, okuldaşlarını araya koyar. Sonra da toplumdaki adâletsizlikten şikâyet eder. Bu kötü âdetlere daha birçoğunu ekleyebiliriz. Ama işin özü şu: Şikayet ettiğimiz şeylerden daha büyük derdimiz hepimizde görülen şikayetçilik, bahanecilik, acelecilik ve hak etmediğinin peşinde koşmaktır. Biz kötü âdetlerimizi terk edip; siyasette, ticarette, evde, sokakta, dükkânda, yolda, okulda, yazmada, çizmede Allah ve Resülünün (sav) gösterdiği güzel ahläkı elde etmedikçe ne derdimiz, ne de dertlerden şikâyetimiz biter.
Sayfa 233·Kitabı okudu
"Allah bazılarını, bazılarından üstün yaratmıştır"
İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 1. maddesi, "Bütün insanlar hür, haysiyet ve haklar bakımından eşit doğarlar" ifadesine yer vermektedir. Bu madde, insanların doğuştan hür ve haklar ba­kımından eşit olduğunu vurgulayarak, kimsenin diğerinden farklı ve özel yaratılmadığını ve dünyadaki idealin de yaradılıştaki bu eşitliği yaşama geçirmeye yönelik olması gerektiğini vurgulamaktadır. Zira eşitsizliği, doğuşta var olan bir yazgı olarak kabullenmek, eşitliği sağlamayı imkansızlaştıracaktır. Her şeyi Allahın yarattığını defalarca tekrarlayan Kur'an ise, yaradılıştaki farklılıkları, bir ayrıcalık olarak ifade etmekle, eşitsizliği olağan kabul etmektedir. En'am suresi 165. ayette, "Sizi yeryüzü­nün halifeleri yapan, size verdiği şeylerde sizi denetlemek için, ki­minizi kiminizden derecelerle üstün kılan O'dur" denilmektedir. Bu ayetin tefsiri, "Allah şerefte, akılda, malda, mevkide insanların bazı­larını diğer bazılarından üstün kılmıştır. Kimi güzel, kimi çirkin, kimi zeki, kimi bön, kiminin geçimi bol, kiminin dar, kiminin mevkii yük­sek vs." (Süleyman Ateş, Kur'an-ı Kerim Tefsiri, cilt 2, s.969) şek­linde yapılmıştır. Farklılıkların doğuştan var olan ayrıcalıklar ve Tanrısal iradenin kararı olarak kabulü halinde, insanın bu eşitsizliği değiştirmek yolundaki gayreti acaba Tanrısal iradeye karşı gelmek mi olacaktır?
Reklam
Yapay Zeka ve Küresel Çetenin Ürettiği Tuzaklar
Yapay zeka adı üstünde yapay. Yapay bayağı, suni, sentetik, taklit demek. Doğal zeka ile alay etmek ve doğal zekayı yapay dışında reddetmek demektir. Aslını inkar etmek demektir. İnsan tinini yapay zorbalık karşısında öldürmeyi peşin peşin kabul etmek demektir. Varlığın her becerisini dijital zulme emanet etmesi demektir. Bu hazır yiyiciliktir ve bunu varlığın işe yaramaz hale gelmesi sonucu kendi kendini yok etmek demektir. Yapay zekaya karşı olmak bilime ve teknolojiye karşı olmak demek değildir. İnsan tinini öldüren doğal zekayı yok sayan ahlaksızlığı kabul etmek demektir. Sosyal ağlar ilk yaşama dahil olduğunda bankada karanlık sicil tuttuğum yıllardı. Sosyal ağlar da adabı muaşeret kuralları eğitimi vermeye kalktılar. Not ettim bunu günü gelince yazmayı. Bugün medyada yapay zeka kulkanma kuralları benzeri bir paylaşım görünce büyüyen tehdidi yeniden hatırlatmak istedim. Bu konuda Çin en büyük tuzağa düşen ülke olup batıyı bitirecek kararlılığı gösterir ise kendisini de korumuş olur. Çünkü Çin ahtapota çok kötü yakalandı. Silah, düşman ve savaş üreten bir güce ulaştı. Bunun arkasında yine küresel çete var. Rusya'da Çin'in kuyruğuna takıldı.
Hayata Dair
​"Ölümün var olduğu ve her an gelebileceği bir dünyada, insanın bir başkasını incitmeye nasıl zaman bulabildiğini anlayamıyorum."
Alıntı
10/10
·248 syf.··
2026 37. kitabı
Ember Hollow serisinin son kitabı ve ne yazık ki veda ettik artık seriye Uzun zamandır ejderha temalı okuma yapmak istiyordum ve o da bu seri oldu. En sevdiğim olayda şu, serinin devam
Alevlerin ŞafağıTessa Hale · Nox Yayınları · 202613 okunma
Reklam
Reklam