Hiç kimse bu evrene karşı ne galip ne mağlup olmalı.
Dalgaların sahile akın edip geri çekilmesi gibi.
Yahut rüzgârda çimlerin eğilerek toprağa değecekken tekrar dikleşmesi gibi.
Birinin ebeveyni olmak üzücü bir şey miydi? O yüzden mi babam, üzgün bir ifadeyle her gün socu içiyordu? Kendi açımdan anlamak mümkün değildi. Başkalarının düşüncelerini okumakla o düşünceleri anlamak arasında büyük bir fark vardı.
"Hayatın akışına göre yaşamak, işte evrenin sırrı budur. Uykun gelmiyorsa uyumasan da olur. Kesin uyuyacaksın diye bir zorunluluk yok. Sürekli ölüleri görüyorsan gözlerini kapatman yeter. Görmek istediğindeyse gözlerini açar, istediğin zaman görürsün. İyi değil mi sence de?"