"..Çocukluk travmalarıyla, en derin korkularıyla, ebeveynden aktarılan negatif düşünce kalıplarıyla mücadele etmek en zorudur. Asıl düşmanlar dışarıda değil, içeridedir."
"..Kimisi babasından kimisi kocasından bazıları ikisinden de şiddet gördü. O kadar çok yara aldılar ki yürekleri taşlaştı. Pek çoğu acısını içinde yaşadı, kimseye anlatmadı. İçlerinde benim gibi tecavüze uğramış olanlar da vardı. Hayatlarını mahvedenlere duydukları öfke zamanla kendilerine ve etraflarındaki herkese yöneldi. Anne olduklarında çocuklarına yeteri kadar sevgi veremediler. Çünkü sevmeyi bilmiyorlardı. Nasıl bilebilirlerdi ki kimse onları sevmemişken? İstemeden de olsa yaralarını çocuklarına geçirdiler. Bu döngü nesillerdir devam ediyor. Değersizleştirilen, aşağılanan, mutlulukları çalınan, haksızlığa uğrayan kadınlar taşlaşıyor ve etraflarındakileri de taşlaştırıyor. Çok azı hayatının o karanlık dönemini sonlandırıp yeni bir yaşama başlayabildi. Bu az sayıdaki kadına yenileri eklenmeli ki mutsuzluk döngüsü kırılabilsin.."