“Yunan mitolojisindeki Thanatos’u bilir misin Emilio? Ölümün
habercisi?”
“Ben Meksikalıyım dostum. La Santa Muerte dersen saatlerce
konuşabilirim ama Thanatos’u bilmiyorum, hayır.”
“Thanatos, Hades’in yani ölüm tanrısının emrinde olan bir
yarı tanrı. Görevi Yunanlılara ölümü haber vermek. Bu yüzden
Yunanlılar ondan hem iğrenir hem de korkardı. İsmi lanetle anı-
lırdı ama fısıltılar içinde. Zavallı Thanatos aslında sadece olacak
olanı haber veren bir elçiydi ama Yunanlılar ölümün bütün ağır-
lığını, hüznünü yansıtacak biri olarak Thanatos’u görür, ondan
nefret ederlerdi. Hades’ten değil, zavallı Thanatos’dan. Biz de
modern dünyanın Thanatos’larıyız Emilio. Onlara ölümü haber
veriyoruz, ölümü hatırlatıyoruz. Hem de her gün. Bu yüzden
bizden iğreniyorlar, bizden uzak durmaya çalışıyorlar, sanki
vebalıymışız gibi. Çünkü diğer tarafta Instagramları, TikTokları,
Hollywood filmleri ve realite şovları onlara devamlı anlık dopa-
min yüklemesi yapıyor; hayatın her şeye rağmen güzel olduğunu,
fırsatlar ile dolu olduğunu söylüyor. Yarını düşünmelerine gerek
kalmıyor. Her şey bugünde başlayıp, bugünde bitiyor. Bu dev
çarka karşı, birkaç Thanatos’un ciğerleri yırtılma pahasına ufuk-
taki tehlikeyi haykırması ne işe yarar?”
“Peki, ne yapmalıyız o zaman Howard?”
“Ne mi? Tabii ki ciğerlerimiz yırtılma pahasına tehlikeyi haykır-
maya devam etmeliyiz!”