Ama gönül işi bu, mantık tanımıyor. En olmadık birine akabiliyor duyguların. Elini uzattığın gülün dikenlerini görmüyorsun bile. Bir gün gelip o dikenlerin orana burana batacağını, benliğinde açtığı onulmaz yaraları acımasızca kanatacağını düşünmek istemiyorsun. Sunulan gülün renginin ve kokusunun sarhoşluğu yetiyor sana.
Yürekler uzaklaşmışsa birbirinden, o kişi yanı başında olsa, ne ifade eder ki? Tam tersi; araya kilometreler girse, kalpler aynı vuruşta atıyorsa eğer, gerçek bir ayrılıktan söz edilebilir mi?