Giriş Yap
Leseratte
@schovket_nova
Keep your face to the sunshine and you cannot see the shadows. It's what the sunflowers do.
Hukuk
Münster
8 Kasım 1999
300 okur puanı
27 Şub 2020 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
Sabitlenmiş gönderi
"Beklenen geç geliyor, geldiği sırada da insan başka yerlerde oluyor Albayım..."
·
Leseratte tekrar paylaştı.
372 syf.
·
3 günde
·
10/10 puan
Hayatımda Okuduğum En İyi Kitaplardan Biri!
YouTube kitap kanalımdaki Azerbaycan edebiyatı videosunda bu muhteşem kitabı önerdim: youtu.be/FM7RoOXGSok Son zamanlarda okuduğum en iyi kitaplardan biriyle tanıştırmak istiyorum sizi bugün. Çünkü bu kitabın içinde neredeyse her şey var. O halde neden
Deli Kür
daha fazla okunmasın? Şimdiye kadar Azerbaycan edebiyatında
Anar Rızayev
kitaplarıyla birlikte gerçek ve saf sevgiyi,
Celil Memmedguluzade
kitaplarıyla körü körüne birilerinin peşinden giden insanları ve cehaleti,
Hüseyn Cavid
kitaplarıyla madde ve mana arasında kalan insanları ve
Mirze Elekber Sabir
kitaplarıyla da ironinin edebiyatta ustaca kullanımını görmüştüm.
Deli Kür
kitabının yeri ise çok başka oldu bende... Bugüne kadar okuduğum hiçbir kitapta karşılaşmadığım bir şey gördüm bu kitapta. Kitaba ismini veren Azerbaycan'daki Kür Nehri, kitabın psikolojisini yönetiyor. Evet, yanlış duymadınız. Kitaptaki karakterler arasında bir tutku varsa Kür Nehri kendisine yansıyan ışıktan dolayı kırmızıya dönüşüyor, öfke varsa gürlüyor, hüzün varsa sakinleşiyor, belirsizlik hakimse suyu bulanıklaşıyor... Gerçekten muhteşem bir düşünce! Üstelik kitabı okuduğum süreç boyunca aklıma bir zamanlar ülkemizde bulunan köy enstitülerinin ve Hasan Ali Yücel'in gelmesi de bir tesadüf değil. Biz genelde Türkiye İş Bankası Hasan Ali Yücel klasiklerini biliriz. Fakat bu ismin değerini, neler yapmaya çalıştığını ve köy enstitülerini neden kurduğunu hep göz ardı ederiz. Zamanında ülkemizde kitap yazmış değerli yazarlar olan
Fakir Baykurt,
Mahmut Makal,
Talip Apaydın,
Adnan Binyazar
ve daha nicesinin bu kurumlardan çıktığını biliyoruz. Bu yüzden
Deli Kür
kitabının bize anlatmaya çalıştıklarıyla bu yazarların kitaplarındaki mesajlar arasında büyük paralellikler yakalanabileceğini düşünüyorum. Bu kitapta herkes kendisinden bir şeyler bulabilir. Umutsuz olduğunuz bir dönemde bu kitabı okuyup Aleksey Osipoviç adlı karakterle tanıştıktan sonra umudunuzu tazeleyebilirsiniz. Tutkularınızın peşinden gittiğiniz bir dönemde Şamhal ve Eşref gibi karakterler size yakın gelebilir. Yeri geldiğinde bir atın ölümüne üzülebilir, bir insanın pişmanlıklarına ortak olabilirsiniz... Kitabın içinde özgür düşüncenin susturulmaya çalışılmasına dair bizim de ülke olarak çok iyi bildiğimiz kısımlar var aslında. Mesela: "Onlar bizi konuşmayan adama çevirmek istiyorlar. Onlara boyun eğmeyenleri ise, Sibirya'ya gönderiyor ya da halkından uzaklaştırıyorlar. Sen de bunlara katlanalım diyorsun." [s. 314] Bizim de durumumuz böyle değil mi? Sosyal medyada içimizden gelen bir cümleyi yazarken bile onlarca defa düşünmüyor muyuz? Sırf onlara boyun eğmiyoruz diye bir yerlere gönderilme tehdidi altında olmuyor muyuz sürekli? İşte Yaşar Kemal, İsmail Şıhlı, Puşkin, Miguel de Unamuno ve Emile Zola gibi pek çok yazar boyun eğmedi ve bu tür iktidarlara karşı yazdıklarıyla direndiler. Her şeyden öte, Deli Kür kitabının mesajı evrensel aslında: Çocuklar okumalı! Köy halkı, cehalet ya da toplum baskısı gibi engellerin önüne geçerek okumalı hem de. Köy enstitülerindeki öğretmenler de bunu amaçlamıştı. Hayatının son dönemlerinde çocuklara bizzat eğitim veren ve hepimizin tanıdığı
Lev Tolstoy
da öyle yapmıştı mesela. O yüzden eğer Azerbaycan edebiyatından tek kitap okuma şansım olsaydı ben oyumu bu kitaptan yana kullanırdım. Bu değerli kitabın daha çok kişi tarafından keşfedilip okunmasını isterseniz incelemeyi paylaşabilirsiniz. Takipte kalın!
·
18 yorumun tümünü gör
Reklam
Tuhaftır kadınların gerçeklere böylesine yabancı olmaları. Kendi dünyalarında yaşarlar —böyle bir dünya da hiçbir zaman olmamıştır, olamaz. Fazla güzel bir dünya onlarınki; gerçekten kuracak olsalar da, ilk gün batımından önce paramparça olurdu. Biz erkeklerin, dünyanın kuruluşundan beri iç içe yaşadığımız herhangi bir allahın cezası gerçek, kalkıp yıkıverirdi dünyalarını.
ve bir kitap okudu · 2ha
107 syf.
·
44 günde
·
Puan vermedi
Geceye Övgüler
7.6/10 · 1.433 okunma

Okur takip önerileri

Kaan Bayram
@KurkcuDukkanindaBirHamusLeseratte ile benzer
H.
@tosbadLeseratte ile benzer
Raito
@shymnnbyvLeseratte ile benzer
Daha fazla göster
bir kitabı okumaya başladı · 2ha
2
99
988 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48