Gözlerinin dokunduğu her mekan memleketim. Bakıver de uzamasın gurbetim, esaretim...
Rüzgarın dağımda olsun esmerliğin gecemde
öyle kal, sana sonsuz sarıldığımda.
VUSLAT (MAYIS AYI HİKAYE ETKİNLİĞİ )
Bu gece gözüme hiç uyku girmedi.Heyecandan olsa gerek..Sabaha kadar dönüp durdum yatakta...Sonunda güneş saklandığı yerden çıkıp odama uğradı bende yüzüme soğuk bir su çarpıp hemen üzerimi giydim. Rahmetli babamdan miras kalan kol saatime baktım. Buluşma saatine daha çok vardı.Ama ben sabırsızdım bir an önce görmek istiyordum .Yirmi sene önce hayatımı değiştiren insanı. Hem söz vermiştik birbirimize ölüm olmazsa vişne sokaktaki o rum apartmanın teras çatısında her yıl aynı zamanda buluşup görüşecektik .Sokak yerindedir belki ama apartmanın kaderini bende çok merak ediyordum.
Beş sene boyunca hiç şaşmadan
buluşmuştuk .Sanra ise ben sözümü tutamadım , yurt dışına gittim.İşlerim ters gitti tam 10 yıl sonra yani geçen ay gelebildim.Aradan geçen o kadar zamana karşı içimde hala umut ve özlem vardı...
Seneler önce geçtiğim yollardan yine geçtim. Şehir aynı şehirdi belki ama ben aynı değildim.
Hiç unutmuyorum bu şehirdeki ilk günümü... Beş parasız tek başıma kalmıştım koca şehirde. İşinde çok başarılı bir hırsız tarafından soyulmuştum.Oysa Memleketten bir çuval hayalle gelmiştim bu şehre...Tam bu felaket halindeyken tanıştım Mümtaz abiyle...
Elimde kalan son bozuklukla iki tane simit aldım. Nerdeyse 2 gündür doğru dürüst bir şey yememiştim. Kentin fabrika bacalarına kendini teslim eden gökyüzüne inat tüm maviliğiyle direnen denizi seyre dalmıştım. O esnada Beyaz bir güvercin gelip kondu yanıma. Bizde misafire ikram şarttı. Çok kıymetli simidimin bir kuş tarafından büyük bir gururla reddedilmesine şaşırmıştım.Avcuma alıp biraz sevdim.Kanatlarında yaralandığını gördüm.Yardım etmek istedim ama o yarım yamalak uçarak elimden kaçtı.Onu takip ettim.Karşıda ki kırmızı binanın terasında yakaladım onu öptüm kokladım. Tam bu anda bir