Bütün bunların başı da gurur yurdundan (dünyadan) uzaklaşmak, ahirete bağlanmak, bütün varlığımla Allah’a yönelip, kalbin dünya ile ilgisini kesmektir. Bunun da ancak makamdan, maldan insanı yüksek derecelerden alıkoyacak meşgalelerden, alakalardan kaçmakla mümkün olacağı aşikardır.
Akıllı kişi önce hakkı tanır, sonra söylenen söze bakar;
söylenen söz hakka uygun ise onu kabul eder.
Hak sözü söyleyen kişinin, hak veya bâtıl yanlısı olması onun yanında eşittir, elit olmalıdır.
Sağlam akıllı kimseler ise, Müslümanların halifesi Hz. Ali’nin (r.a) şu sözüne uyarlar:
“Bir sözün hak olup olmadığını, söyleyen kişiye göre değerlendirmekten sakın! Sen önce hakkın ne olduğunu tanı. Sonra hakka uyanların kimler olduğunu zaten ayırt edersin!”