“Bir kıtlık senesinde halk açlıktan ölüyordu. Ebu Abdullah Tervegandi evine girdi; evde iki ölçek buğday buldu. Onu görünce, ‘İnsanlar açlıktan ölüyor, benim evimde buğday duruyor.’ dedi. Üzüntüsünden aklını kaybetti.
“Bu yüce insanlar nerede, biz neredeyiz,” diye düşünüyorsun”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Uzun uzun yolları mı aştın
Diş kıran soğuk sulardan mı içtin
Varluk kapısında darluk mı gördün
Sıngın yüreklere em olup sarı sahtiyanlat mı biçtin
Bey oğlu beysin sana darlık olmaz
Bey oğlu beysin, sana açlık olmaz
Bey oğlu beysin, hallarını açmazsın halka
Diri durur yolak bulursun her daim
Kan kusar kızılcık şerbeti dersin
Hallarını açmazsın halka…”