“Bişri Hafi hazretleri bir gün Bağdat’ta kalabalığın arasında, kolcuların kırbaçladığı genç bir adam görür. Adam sırtını yaran kırbacın darbelerine rağmen gıkını dahi çıkarmıyordur. Yüz kırbacın ardından, işte şu gördüğünüz köşeye bırakıp giderler onu. Bişri Hafi Hazretleri derhal yanına yaklaşır. Bu cezanın ve sabırlı halinin sebebini sorar. Delikanlı, kara sevdaya tutulduğundan bu hallere düştüğünü söyler. ‘Peki.’ der Bişri Hafi, ‘Bu kadar acı çektiğin halde neden ses çıkarmadın?’ Delikanlı yanıtlar, ‘Sevdiğim, kalabalığın arasından bana bakıyordu!’
Bunun üzerine Hazret, genç adama şöyle der, ‘Sevdiğin seni görüyor diye, ondan utanarak yüz kırbaca ses çıkarmadın. Halbuki Allah’u Teala seni her yerde ve her zaman, gizli-açık her hareketinle görüyor, bu hakikati hiç düşünmedin mi?’ Bunları işiten genç bir çığlık atarak yere düşer. Tekrar kendine geldiğinde Bişri Hafi yanı başındadır. Delikanlı hatalarına, o mübarek velinin elinde tövbe eder. İşte o sırada döktüğü gözyaşları da şu gördüğümüz çeşmenin varlık sebebidir.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
“Size güveniyoruz ey Melik. Ama bu işin zor kısmını bize bırakacak, kendinizi tehlikeden uzak tutacaksınız!”
Alparslan hafifçe göz kırptı, “Kendini tehlikeden çeken bir lidere kim saygı duyar Alpargut?…”
Kendilerine Hadid Suresi’nin şu ayeti hatırlatılırdı,
‘Elden kaçırdığınız şeylere üzülmeyesiniz, size verilen şeylere de sevinmeyesiniz diye, biz her şeyi önceden belirleyip yazdık.’