Ansızın yapılan vedaların içinde bıraktıkları hasarlar, enkaz yığınları gibi…
Bu enkaz kaç yıla kalkar, kaç kişi temizleyebilir?
Veda olduğunu bile bilmeden, birini son kez göreceğini; son kere görüp bir daha görmeyeceğini bilmemek, tarifi olmayan bir acının yolculuğu gibi.
Hangi yöne gitsen, sanki bütün yollar yine o acıya çıkıyor.
Kalbim, cam kırıklarıyla dolu bir yol gibi; her bir parça ayrı acıtıyor.
Adım atmak zaten zor, ama can yakacağını bile bile o kırıkların üzerine basmaya devam ediyorum.
Sanki acı da benimle yürüyor, gölgemi bırakmadan.
Dışarıdan her şey güllük gülistanlık görünürken, içimdeki enkaz yığınlarını toplamakla meşgulüm ben.
Kimse fark etmiyor, duymuyor; ama ben çıkışı olmayan yolları süpürmekle, kırıkların sesini bastırmakla uğraşıyorum.
Acı bilinir mi bilmem… ama ben onu artık adımlarından tanıyorum.
#şahsi