Bir avlu saklanmış zamanın kıyısına,
Taş duvarlar anlatır eski bir hikâyeyi.
Kırmızı sandalyede bekler bir hatıra,
Gölgeliklerde sallanır sessiz söyleyişi.
Kahve fincanı dudağıma varmadan,
Bir anıya takılır bakışlarım boşlukta.
Ne çok şey geçmiş meğer fark etmeden,
Bir çift göz belki, bir cümle uzakta.
Duvarlarda resimler, çerçeve içi sessiz,
Kim bilir kim oturdu bu masalarda?
Rüzgarla düşer sarı bir yaprak,
Kalbimle yarışır zaman bu avluda.
S.KAPLAN
Bir akşam düştü üzerime
Gökyüzü mora çalan bir suskunlukla
Hilal,sanki bana bakıyor uzaktan
"Yalnız değilsin der gibi,dudaksızca...
Kaldırımlar konuşmaz ama anlar beni
Adımlarımda biriken yarın endişesi
Bir pencere ışığı kadar umut var içimde
Ve bir gölge gibi sabır.
Rüzgar bile yavaş esiyor bu saatte
Kimi bekliyorsam,belki kendimi
Bir fotoğraf,bir an ve bir his
Gidenler,kalanlar ve ben...
Hepsi bu akşamın içinde.
S.KAPLAN