Kalplerimiz sadece kan pompalayan tulumbalara dönüştü çünkü yüreğe kalp dediğimiz için tanımlarımız onu araba parçasına benzetti. Oysa yürekte sevinçler, acılar birikir, tıbbi bir terim olarak kalplerimiz ise ritim içinde çalışan duygusuz makine...
Telefon ekranlarına bakmaktan birbirimizin yüzünü unuttuk... Çevremizde olup biteni, fakiri, yaşlıyı, garibanı, yardıma muhtaç olanı görmüyoruz. Kulağımızdaki aparatla da sağırlaşınca sesleri, çığlıkları, yardım çağrılarını duymaz olduk. Kör ve sağır ama dijital dünyanın gelişmiş canlılarıyız, aferin bize!
Hayatı büyük bir okyanus hâline getirerek kocaman bir evrende bir kişiyi sevip onun gözlerine bakmayı ıskalıyoruz. İnsanın sevdiğiyle göz göze geldiği an kişisel tarihinin içinde yeni bir sayfadır oysa!