Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her kadın evini içinde saklar...
İsterse dağların başında bir göçebe olsun ve çölün koynunda kurduğu küçük kıl çadırında yaşasın... İsterse kaşanelerin, sarayların melikesi olsun...
Konakta veya arka mahallede...
Yolunu yitirmiş veya umutsuz...
Muhacir veya yolcu...
Mahpus ya da zincire vurulmuş...
Başında tac veya ayağında pranga...
Hiç fark etmez...
Evi içindedir her kadının, evini sessizce içinde taşır...
Ev kuracak o inanılmaz güç, hatta öldükten sonra bile, kadının toprak olmuş kemikleri üzerinde tütmeye devam edecektir...
Çünkü kadın yeryüzüdür. Kadın, Dünyadır...
Bir kadının konuşmasından değil, susmasından korkulur. Çünkü susan her kadının içinde dikkatle çalışan bir kum saati işler. Elindeki kum saatini her alt üst edişinde o kadın, gelmiş geçmiş hayatını sabırla gözden geçirir. Her bir kum tanesi, nice acılı dakikanın bilge bir öğretmeni gibi, o kadına yoldaşlık eder. Susan kadın içindeki kum saatiyle konuşur. Orada, kendinden önceki nice kadının hayat öğretileri durur. Susmak, kadın için eylemsizlik değil, tam tersine bir sivil itaatsizlik eylemidir. Zira susan kadın, birazdan konuşmaya ve değiştirmeye başlayacaktır...