mehmet

mehmet
@seandillon
Elveda Rumeli - Jarnana
youtube.com/watch?v=gCJVoLY... Yanana Yanane – Rumeli Türküsü (Jarnana) Sözleri As me yep ney uye muy baluk e pre Me se tı tı yape trenda fi me ye Yannana yannane yannanna mo de keçene U me dorene tende muy baluk e pre Dora mundodo zene trenda fi me ye Yannana yannane yannanna mo de keçene Me se tun dada zene muy baluk e pre Me una zene tende trenda fi me ye Yannana yannane yannanna mo de keçene
Müzik
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

mehmet

, bir kitap okudu
Puan vermedi·96 syf.·
2020 66. kitabı
Arthur Conan Doyle
7.9/10 · 92 okunma
Lady Frances Carfex'in Kayboluşu
"Bakın!" diye bağırdı. "Namussuz bizi hâlâ takip ediyor! İşte şurada. Size anlattığım adam bu!" Oturma odasının penceresinden kocaman siyah sakallı, iri yarı, esmer bir adamın kapı numaralarına bakarak caddenin ortasından aşağı yavaşça yürüdüğünü gördüm. Besbelli ki o da benim yapmış olduğum gibi hizmetçi kızı arıyordu. Ani bir tepkiyle sokağa fırlayıp yanına gittim. "Siz İngiliz'siniz," dedim. "Ne olmuş?" diye sordu kaba bir homurtuyla. "İsminizi öğrenebilir miyim?" "Hayır, öğrenemezsiniz!" dedi kararlılıkla. Durum bir garipti ama en iyisi doğrudan konuya girmektir her zaman. "Leydi Frances Carfax nerede?" diye sordum. Hayret içinde bana baktı. "Ona ne yaptın? Neden peşindeydin? Cevap ver bana!" dedim. Adam öfkeyle bağırarak bir kaplan misali üzerime çullandı. Pek çok kavgada en güçlü adamlarla bile âşık atmışımdır, ama şimdi karşımda duran adamın elleri sanki çelikten, öfkesi bir boğanın öfkesiydi sanki. Boğazıma sarıldı; az daha bilincimi yitiriyordum ki, mavi gömlekli, tıraş olmamış bir Fransız işçisi, elinde bir sopayla karşıdaki meyhaneden fırlayıp saldırganın koluna ağır bir darbe indirdi. Adamın mengenesinden kurtulmuştum. Öfkeden kudurmuş bir halde bir süre öylece durup yeniden saldırıya geçip geçmemeyi düşündüğü belli oluyordu. Sonra, kendi kendine homurdanarak beni bıraktı ve az önce benim çıkmış olduğum binaya girdi. Yolda yanımda duran kurtarıcıma teşekkür etmek için döndüm.
Spoiler içerir
“Peki ya o suratın Holmes, o hayalet gibi görünüşün...” “Üç gün ağzına bir lokma koymazsan sen de benden farklı olmazsın Watson. Geri kalanı çocuk oyuncağı; Bir süngerin temizleyemeyeceği şey yok. Alnına biraz vazelin, gözlere güzelavratotu, yanaklara birazcık allık, dudakların etrafına da balmumu sürdün mü, herkesi kandırabilirsin. Hasta numarası yapmaya gelince... Oldum olası bu konu hakkında bir kitap yazmayı düşünmüşümdür. Tabii ara sıra istiridyelerden, paralardan ya da başka tuhaf şeylerden bahsederek delirmiş olduğum izlenimi vermek de zor olmadı.”
"Pekâlâ.Bizler temelde yalnızız.Sonsuza dek süren hiçbir şey yoktur.Hiçbirinin amacı yoktur." "Yanlışın var."dedi Peder da Costa."Tanrıyı hiç hesaba katmıyorsun." "Tanrıyı mı?" diye bağırdı Fallon."Hangi Tanrıdan söz ediyorsun? Bir dakika önce neşe içinde şarkı söyleyen çocukların bir anda paramparça et yığınlarına dönüşmelerine izin verebilen Tanrının tanrılığı nerede?Sana Kore'de yapılanlardan sonra hâlâ bir Tanrıya inandığını dürüstçe söyleyebilir misin? Hiç mi inancını yitirdiğin zaman olmadı,bir kez bile?" "Güç daima zorluklardan doğar."dedi Peder da Costa."Bir keresinde,bir zindanın karanlığında zincire bağlı olarak kendi dışkılarımın üzerinde altı ay kaldım.Sonra bir gün,bir an geldi ki,her şeyi yapabilirdim,hiçbir şeyin değeri kalmamıştı,hiçbir şey gözümde yoktu.Ve sonra taş bir yana devrildi,mezarın kokusunu aldım ve onu iki ayağı üzerinde dimdik gördüm,anında onu tanıdım,Fallon! Tanıdım!"