Babama defalarca seslendim, hatta kötü kötü rüyalar görüp o rüyalardan uyandığımda bile. Biri bir yerlerden çıksın, umutlarımı uyandırsın, elindeki avucundaki oyunları yüreğime döksün istiyordum.
Her şeyi yapıyor olmama rağmen babamın beni sevmeyişini anlayamıyordum. Oysa konuşmak isteseydi anlatmak istediği ne olursa olsun onu en çok ben dinlerdim
Sustum ben de, bunu cehenneme kadar yapabilirdim çünkü konuşunca cehennemi yaşıyordum.
Babamın beni bir daha üzemeyeceğini kendime garanti edip çocukken ettiğim tövbelerin öfkesine kaç mezar kazdım bilmiyorum. Keşke bir defa da babamı gömmeyi deneseydim