SedaNur

Yaşça küçük veya seçkin olmayan sıradan bir kişi,içmek için su talebinde bulunduğu takdirde,hak sahibi ve isteyen kendisi olduğu için kendisiyle başlanılması doğru olur. Sonra onun sağındaki kişi,meclisin en küçüğü ve en sıradan insanı bile olsa,hak sahibi olur. Suyu vs alan kişi,bu sırada orada yaşça veya faziletçe kendisinden daha büyük kimsenin bulunduğunu fark ederse,İslâm görgü ve nezâketinde öncelik ve tercih prensibi gereğince onu kendine tercih eder. Gerçekten bu,büyük bir erdemdir. O,bu onurlu davranışıyla oradakilerin sempatisini kazanır. Böylelikle hem insanların yanında değeri artar,hem de Allah katında mükâfat elde eder.
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Kendisiyle başlanılmayı gerektirecek bir nitelik farkı olmadığı sürece öncelikle sağdan başlamak,dinin onayladığı davranışlardandır. Fakat dinin bir üstünlük ve ayrıcalık olarak kabul ettiği niteliklerin bulunması durumunda bu nitelikleri en fazla üzerinde bulunduran kişiden başlamak da dinin tavsiyesidir. Bazılarının iddiasına göre ise,ev sahibi sağındaki ilk kişiden başlamalıdır. Bunun oradaki en küçük çocuk,toplantı başkanının,ileri geleninin hizmetçisi,şoförü -ki bu gayrîmüslîm de olabilir- veya büyük bir âlimin refakatçisi olması bu hükmü değiştirmez. Ev sahibi nitelik ve meziyetlerini göz ardı ederek ağırlamaya sağında bulunan bu kişiden başlar.
Bir gün hz peygamber sallallahu aleyhi veselleme süt ikram edilmiş. O sırada sağında bir taşralı,solunda da hz Ebubekir oturmaktaymış. Hz Peygamber sallallahu aleyhi vesellem sütten içmiş,sonra da "sağdan,sağdan" diyerek süt kabını sağındaki taşralıya uzatmış. Solda oturanın yaş ve faziletçe sağdakinden üstün olduğu bilinse bile sağdaki terk edilerek,ondan başlanmaz. Böyle bir şey ancak sağdakinden izin alındıktan sonra uygun olabilir. Zira hz peygamber sallallahu aleyhi vesellemin uygulaması bu yönde olmuştur. Hz Peygamber sallallahu aleyhi veselleme içecek bir şeyler getirilmiş. Sağında bir genç solunda da bir ihtiyar oturmaktaymış. Kendisi içtikten sonra solundaki ihtiyarı göstererek gence: "ona vermem için bana izin verir misin?" diye sormuş. Genç: "Ey Allah'ın peygamberi hayır,veremem! Senin dudak izinden alacağım payımı kimseye bırakmam!" demiş. Bunun üzerine hz peygamber sallallahu aleyhi vesellem hakkın gence ait olduğunu göstermek üzere içecek kabını ona vermiş.
Bir araya gelenlerin nitelikleri eşit veya yakın ise,ağırlamaya sağdaki ilk kişiyle başlamak ahlak güzelliğidir. Bu durumda ikramda bazılarının üstün tutulduğu yönünde bir düşünce karışıklığının da önüne geçilmiş olur. Fakat içlerinde âlim ve fazilet sahibi biri bulunduğunda sünnet olan uygulama,meclisin neresinde oturuyor olursa olsun,ağırlamaya ondan başlamaktır. Sonra onun sağındakiyle devam edilir. Hz. Peygamber sallallahu aleyhi vesellem böyle yapmış.
Meymun b. Ebû Şeybe (radiyallahu anh) anlatıyor: "Bir gün bir dilenci Hazreti Aişe'ye geldi. Hz Aişe ona bir parça ekmek verdi. Ardından güzel giyimli bir adam geldi. Onu da oturttu ve yemek verdi. Ona birine sadece ekmek ve diğerine ise yemek verdiği soruldu. Şöyle dedi: "Hz Peygamber sallallahu aleyhi vesellem 'insanları seviye ve statülerine göre ağırlayın' buyurdu."