SedaNur

SedaNur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·145 syf.·
4 günde okudu
·
2025 26. kitabı
Mehmet Dinç
8.7/10 · 729 okunma
Ne 145 sayfasi ne 4 günü Ne aptal bi uygulamasın sen ya
Öteden beri bu İslâmcılık lâfina ifrit oluyorum. İslâmcılık olağanüstü zararlı, anlamsız bir lâftır. Üstelik "-cılık" toplumculuk, sermâyecilik gibi Türkcede ideolojiye getirilen bir takıdır. İslâm, esâs itibarıyla insan elinden çıkma değil. İslâmın kendini tarifinde bu var. "Hz. Muhammed'in elinden çıkmadır" diyen yığınla adam tanıdım. Din, Tanrıdan gelsin veya gelmesin manevîdir. Tanrısı olmayan dinler de vardır. Müslümanlığın temel iddiası da, her din gibi manevî kökenli olmasıdır. Bu "-cılık" ekiyle insanî bir yafta asmak, İslâma büyük bir bühtândır. İslâm doğrudan doğruya dünya işlerine karışmaz. Karıştırırsanız, bozarsınız. Dünya işlerinde haklılık ile haksızlık vardır. Haksızlığın ortaya çıktığı yerde, bu İslâma hasredildiğinde, din olma özelliğini yitirir.
Bu kitabı bitirdiğim de en doğru açıklaması bu dedim
Kitap çok güzeldi genel olarak. (bence)
1 yanıtı göster

SedaNur

, bir kitap okudu
Puan vermedi·250 syf.·
37 günde okudu
·
2024 8. kitabı
Muhammed Hamidullah
9.3/10 · 727 okunma
250 sayfa mı fkfkfk 930 sayfa tammı tamına 😌
Vahiyde 40 yaş hikmeti
Kırk yaş, olgunluk yaşıdır. Bu yaşa kadar insanın yaradılıştan getirdiği ve zamanla geliştirdiği yetenekleri ve kabiliyetleri alışkanlık haline gelir. Karakter yerleşir. Beceri ve verimlilik yaşı olan kırk yaş tecrübe birikimiyle kemalin izlerini taşır. Kırk yaş insanın zihni ve ruhi olgunluk yaşı olarak nitelendirilmektedir. Nitekim Rabbimiz kurani kerimde: "...Nihayet insan,güçlü çağına erip kırk yaşına varınca der ki: "Rabbim! Bana ve ana babama verdiğin nimete şükretmemi ve razı olacağın yararlı iş yapmamı temin et. Benim için de,zürriyetim için de iyiliği devam ettir. Ben sana döndüm. Ve elbette ki ben müslümanlardanım." (Ahkaf sûresi)
"Kim kırk gün başlangıç tekbirini kaçırmadan cemaatle namaz kılarsa,kendisine iki berat yazılır;ateşten berat,nifaktan berat." "Kim kırk sabah Allah'a karşı ihlaslı olursa,kalbinden lisanına hikmet çeşmeleri akmaya başlar." Hz. Musa kendisini bekleyen görevi üstlenmek ve verilen risalet misyonunu kaldırabilmek amacıyla Allah tarafında 40 günlük bir manevi eğitim sürecine tabi tutulmuştu. "Ve (sonra) Musa için (Sina Dağında) 30 gecelik bir süre belirledik ve buna bir 10 gece daha ekledik ki böylece Rabbinizin belirlediği süre kırka tamamlandı." Hz Musa'nın Allah (çello celalûhû) ile kırk günlük sözleşmesi dayanak olarak kabul edilerek bu manevi eğitim tasavvufta da uygulanmıştır. Çile sözcüğü farsça asıllıdır ve "kırk" anlamındaki "çihil" kelimesinden değişerek Türkçe'ye girmiştir. Dervişler kırk gün kırk gece yalnız kalarak zorlu bir perhiz ve nefis muhasebesinden geçerler ve bu süre zarfında yeme-içme, uyku ve konuşmak gibi ihtiyaçları en asgariye indirip,kendilerini olabildiğine ibadete verirler. Daha sonraki dönemlerde çile eğitimi için çilehaneler oluşturulmuştur.
Neden hep dağlar?
Aslında dağlar varlığın sırrını arayanları hep kendilerine çekmişlerdir. Yaşadıkları çağın acılarından,zulümlerinden,çözümsüzlüklerinden bir çıkış yolu arayan insana önce dağlar gözükmüş, mesaj ve anlam yüksek yerlerde aranmıştır. Herkesin yürüdüğü yolda yürümeyip,kendi yolunu arayanların ilk menzili dağlar olmuştur. Hz. Musa'nın ilahi tecelliye mazhariyeti Tur-i Sina'da olmuş,Hz. İsa Tin Dağı'nda,Hz.Nuh'un yolculuğu tufan sonrası bir dağın başında noktalanmış,Ashabı Keyfi bir dağ mağarasında zulümden korunmuş ve yine yeryüzüne inen Hz. Adem'e ilk rahmetin indirilişi de bir dağda olmuştur. Kendi elleriyle kurduğu medeniyetin içinde ipek böceğini kozasının içinde sıkışması gibi nefes alamaz hale gelen ve bu medeniyetin gürültüsünden kendi sesini duyamayan günümüz insanı da kendisiyle yüzleşmeye,özgürleşmeye,içsel arayışlarının cevabını oralarda bulmaya ne kadar da muhtaçtır.
Epifiz bezi beynin arka ucunda mercimek tanesi büyüklüğünde bir bezdir. Bir iç salgı bezi olarak kabul edilen epifizden melatonin (uyku hormonu),pinolin ve dirmetiltirptamin(DMT) gibi hormonları salgılanır. Pinolin ve DMT; insanda mistik zevk ve halleri,metafizik âleme geçişi tetikler. İlk defa Descartes tarafından ruh ile bedenin irtibat noktası olarak tarif edilen epifizin,ruh-zihin-beden üçlüsünden oluşan insan alt sistemlerinin kavşak noktasını oluşturduğu,hormonlarını kontrol edilmesinde vazifelendirilmiş komutan mesabesinde bir salgı bezi olduğu hususunda deliller giderek artmaktadır. DMT molekülünün,ruhanî alemlerle irtibata ve metafizikî halleri bedende hissetmeye vesile olduğu düşünülmektedir.