Giriş Yap

Muhammed Hamidullah

Yazar
Derleyen
8.9
369 Kişi
Tam adı
Prof. Dr. Muhammed Hamidullah
Unvan
İslam Alimi ve Yazar
Doğum
Haydarabad, 1908
Ölüm
Florida, Amerika Birleşik Devletleri, 19 Aralık 2002
Yaşamı
Muhammed Hamidullah (d. 1908, Haydarabad - ö. 2002, Florida), İslam dünyası'nda tanınmış son dönem hadis bilginlerinden birisidir. İlk öğrenimini Haydarabad'da tamamladıktan sonra, yine bu kentteki hukuk fakültesini bitirdi. Fakat İslami bilimlere özellikle de siyer ilmine olan merakından dolayı 1936'da Paris Üniversitesi'nde bu konuda eğitim aldı. Daha sonra Almanya'nın Tübingen Üniversitesi'ne kaydolarak "devletlerarası İslam hukuku" alanında ikinci bir doktora çalışması daha yaptı. 1947'de Paris'e yerleşerek ders vermeye başladı. Akademik çevrelerdeki ünü giderek arttı ve ders vermek için Fransa dışındaki ülkelere gitmeye başladı. 1950'li yıllarda Türkiye'ye gelerek İstanbul Üniversitesi Edebiyat ve Hukuk fakültelerinde ve İzmir, Ankara, Konya üniversitelerinde dersler verdi. Hamidullah’ın Türkçe’ye çevrilerek yayımlanan başlıca eserleri şunlardır: İslam’a Giriş (1961), Hz. Peygamber’in Savaşları (1962), İslâm’ın Hukuk İlmine Yardımları (1962), İslâm’da Devlet İdaresi (1963), İmam-ı Azam ve Eseri (1963), Modern İktisat ve İslâm (1963), İslâm Fıkhı ve Roma Hukuku (1964), Kur’an-ı Kerim Tarihi (1965), İslâm Peygamberi (1966, 2 cilt), Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahifa-i Hemmam b. Münebbih (1967), Resulullah Muhammed (1973), İslâm Hukuku Etüdleri (1984), İslâm Müesseselerine Giriş (1984), İslâm, Bilim ve Felsefe (1990), İlk İslâm Devleti (1992), İslâm’ın Doğuşu (1997), Hz. Peygamberin Altı Orijinal Diplomatik Mektubu (1998), İslâm Anayasa Hukuku (1998), El Vesaiku’s-Siyasiyye (1998), İslâm Tarihine Giriş (1999).

İncelemeler

Tümünü Gör
128 syf.
·
7 günde
İslam Tarihi konusunda adı gibi bir giriş kitabı. Öncelikle İslam'ı Hz. Muhammed'e (sav) gönderilen bir din olarak kabul etmemek gerekir. Zira Hz. Ademle beraber gelen tüm ilahi öğretiler aslında din olarak İslam'dır. Kitap da bu düşünceyle başlıyor anlatmaya... *** İslam Tarihi adı verilen kavramdan başlayıp, takvimden, Arap Yarımadası'na gönderilen peygamberlere ve peygamberimiz gönderilmeden önceki Mekke'nin durumuna, Peygamberimizin doğumunu ve o dönem Mekke'deki siyasi durumundan Medine'ye hicrete, Medine halkıyla ilişkilere, Peygamberimizin vefatına ve hilafet meselesi ve ilk halifeye ve uygulamalarına kadar konu başlıklarını yüzeysel olarak anlatmış. Çok kolay okunabilir tarzda ve çok faydalı bilgiler içeren bir eser. Önsözde anlatıldığına göre bu eser, Muhammed Hamidullah'ın Erzurum İslami İlimler Fakültesi'nde girdiği İslam Tarihi dersinin notlarıdır.
İslam Tarihine Giriş
8.8/10 · 82 okunma
Reklam
208 syf.
Kitap daha çok okunsun diye amme hizmeti
Hamidullah bana göre 20.YY'da islam tarihçiliğine en büyük katkıyı veren isim. Kendisinin çok kritik meseleleri ele alarak büyük bir iş yaptığı herkesin malumudur. Hz.Peygamber'in hayatını anlatan eserinde daha önce hiçbir kitapta görmediğim birçok bilgi ve bakış açısıyla karşılaşmıştım. Bence o kitap alanında zirveye oynayabilecek bir kitaptı.Kitabın kaynakları göz dolduruyor ve ne kadar büyük bir emeğin ürünü olduğu hakkında okuyucusuna açıklama yapıyordu. Birçok dili iyi derecede bilmesi gerek Ortadoğu'da gerek Avrupa'da olan yazılı malzemeleri ince eleyip sık dokuyarak elden geçirmesine sebep olmuştu. Siyer alanında iyi bir birikime sahip olmak isteyenlerin defalarca okuması gerektiği bir kitaptı o bence. O kitabın bu kadar güzel bir anlatıma sahip oluşu beni yazarın diğer kitaplarına itmiş oldu ister istemez. Dünyadaki ilimler ve her birinin oldukça detaylı oluşunu göz önüne getirince her alan için ayrı bir hayat yaşamamız gerekiyor diye düşünüyorum bazen. Bu sebeple de şu an sınandığımız hayatta bir alanı iyi bilmek ve diğer alanlar hakkında da giriş düzeyinde bilgi sahibi olmak bütün insanların üzerinde uğraş vermesi gereken bir şey benim için. Bir alanda söz sahibi olabilmek adına sonu gelmeyen bilgi denizinden bir damla olsun içebilmek için kitaplarının tamamını okumak gerek dediğim sayılı yazarlardan biri şu anda Hamidullah. Özellikle merak ettiğim kitapları ise "İslam'ın Hukuk İlmine Katkıları" ve "Muhtasar Hadis Tarihi ve Sahife-i Hemmam ibn Münebbih" idi. Bu iki kitaptan birini okumuş ve merakımı kısmen gidermiş olmanın sevincini yaşıyorum. Yazar, hazırladığı siyer gibi iyi bir kaynakça ve doyuran kanıtlarıyla kitabını hazırlamış. Hadis tarihine dair birçok yerden okuma yapmak mümkün ama bu kitapta Hemmam'ın sahifesinin tamamının da yer alması onu diğer kitaplardan ayırıyor. Yazar, başlangıç olarak İslam öncesi Araplarda yazının kullanımından bahsediyor ve toplumda okur yazar olan kişi sayısının ne kadar olduğuna dair bilgi veriyor. Daha sonra da İslam'ın bu sayıyı kat kat yukarı çıkarışını anlatıyor. Sonra da 1400 yıl tartışma konusu olmayıp ilk defa oryantalistler tarafından gündeme getirildiğini bildiğimiz kasıtlı kötü yaklaşımlar, cahilane tavırlarla sahih görülen hadisler ve hakkında oluşan şüpheler sebebiyle peygamberin sözlerinin yazılmasının tarihini, sahabenin bu konudaki çabasını, hüküm vakti kendisine geldiğinde halifelerin bu konudaki tavrını, bazen yakılmanın bazen yazılmasının daha gerekli olduğunu düşünen insanları ve ikincisini tercih edenlerden elimize ulaşan ilk yazılı belgeleri anlatıyor. Hemmam'ın Sahifesi de işte bunlar arasındaki ilk yazılı belgedir. Günümüzde halk arasına da sirayet etmiş hadis tartışmalarının hadislerin yazım tarihinden ziyade bazı hadislerin gerçek olmaması gerektiği üzerinden yürüdüğünü görüyoruz. Şöyle bir söz peygambere ait olamaz, şeklindeki yaklaşımın sürekli öne sürüldüğü ortada bu tartışmalarda. Ben tek tek bunlara girmek istemem tek tek tartışmasını yapmak da istemem. Bahsi geçen hadislerin tarih boyunca nasıl anlaşıldığı şerh kitaplarından taransa ortaya atılan görüşlerden birçoğunun yersiz eleştiri olduğu da görülebilir bence. Sayısı çok az bazı hadislere bu önyargılı yaklaşımların gösterilmesini anlamakla beraber birçoğunda bakışın kusurlu oluşu anlayışın hastalıklı olmasına sebep oluyor bana göre. Bunun nedenlerinden biri insanların bilinçaltında şöyle bir yaklaşımın olmasıdır bence: "Söz, modernite ve onun bakışına uygun olduğu ölçüde doğrudur. " 100 yıl sonra o bakış değişecek ama olsun zarar ziyan yok yeter ki ben her istediğim şeyi reddedebilme şansına sahip olayım da gerisi önemli değil. İmam Rabbani'ye atfedilen bir cümle taşı gediğine oturtmak amacıyla güzel bir tespit olabilir bence: "Anlayışındaki hastalığı nedeniyle, doğru sözü ayıplayan nice insan vardır!" Sahife'nin en önemli özelliği yukarıda hadisler hakkında oluşan şüpheleri bertaraf etmesidir. Yani klasikleşmiş ifadeyle "Buhari, Müslim gibi yazarlar kitaplarını o öldükten sonra 200-300 yıl sonra yazmıştır ve o zincirde peygambere ulaşana kadar bir sürü isim vardır onlar da kulaktan kulağa oynar gibi öğrendiklerini aktarmışlardır..vs" iddiasına güçlü bir cevap oluyor bu kitap. Hemmam, hicri 15'te doğuyor Ebu Hureyre ise hicri 58'de vefat ediyor. Bu sebeple Hemmam birçok sahabeyi görmüş olmakla beraber en çok hadis rivayet eden sahabeden de hadis alıyor. Rivayetlerde Hemmam ile peygamber arasında sadece Ebu Hureyre var ve o da sadece ezberden değil yazarak da öğrendiklerini saklayan biridir. Rivayetlerde onun bu özelliği de geçiyor. Zaten yukarıda zikrettiğim peygamberin mesajını taşıyan insanlar zinciri de sadece ezberden değil yazma veya yazdırma yollarıyla da öğrencilerine hadis öğretiyorlardı. Bu iki yol dışında da "hadis tahammül yolları" var onlara da bakılabilir araştırılırsa. Hemmam'ın kitabı da Ebu Hureyre'den alınmış 138 hadisten oluşuyor ve tamamı elimizde bulunuyor. Nesiller boyu hadis hocaları bu kitaptan birbirlerine dersler vermiş ve onu koruyarak bugüne kadar gelmesini sağlamışlar. Hemmam'ın sahifesinin bir diğer özelliği ise Buhari, Müslim gibi yazarların kitabında ne yazıyorsa Hemmam'da da aynısının yazmasıdır. Yani aradan uzun bir süre geçmesine rağmen raviler ellerindeki hadisleri çok iyi bir biçimde korumuştur anlamına geliyor bu da. Buhari, Müslim ve diğer yazarların kitaplarının da güvenirliği artıyor böylece. Bununla beraber rivayetler incelendiğinde yazılı belge olarak birçok derlemenin olduğu ama tamamına yakının tarih sahnesinde kaybolduğu anlaşılıyor. Kitapta bunların tamamının Bağdad'ın Moğollar tarafından istilası sırasında yok edildiği söyleniyor... Kitabın son kısmında da Buhari'nin fransızca tercümesi sebebiyle yazılan bir ek kısım var orada da hadis yazım tarihine ve günümüzde su üzerine çıkarılan konulara dair güzel cevaplar verilmiş. Sonra da Buhari'nin hayatı, eserleri, hadis toplamadaki titizliği vs anlatılmış ve yabancıların Buhari'nin kitabına olan ilgisinden, islam dünyasında ona yapılan şerhlerden vs.. bahsedilmiş. O bölüm de Buhari nazarında hadis ravilerinin nasıl hadis topladıklarına, nelere dikkat ettiklerine dair bilgi veriyor denebilir. Kitap, Sahife-i Hemmam'ın değerini görmek ve toplum nazarında hadisler hakkında oluşmuş kötü algıyı düzeltmek için okunabilir. Yüzyıllar boyunca üzerinde hiçbir şüphenin bulunmadığı meseleler hakkında insanlar tam kuşkuya kapılmışken böyle bir eserin tarihin derinliklerinden çıkarılıp okurlarla buluşturulması insanlar için can suyu olmuştur ve bunun hikmetinin fark edilmesi gerekir bence. Kitabın okunmaya, anlaşılmaya ve anlatılmaya ihtiyacı vardır. İlgililerine tavsiye ederim.
·
2 yorumun tümünü gör
Reklam
2
4
50 öğeden 1 ile 10 arasındakiler gösteriliyor.
©2022 · 1000Kitap Web Uygulaması · 2.26.48