… Ama sanırım en kötüsü beklemekti. Ne beklediğimi bilmeden beklemek. Hayat akıp giderken boşa aktığını bilmek ama bir şey yapamamak. Bir işaret gelene kadar öylece durmak.
Aslında hayat elimde tuttuğum şey değildi de, ben gerçek hayata dokunmaya hazırlanıyor ve sadece bekliyorum gibi gelirdi. Eksikliklerimi isimlendiremiyordum. Ne beklediğimi ya da ne aradığımı bilemeyişimin sebebi buydu.
İnsan, hayatın külliyen yalan, ölümün her dem pusuda olduğunu genç yaşta görünce ya gelgeç heyecanlara düşüyor ya da kendini yaşamak coşkusuna büsbütün kapatıyor.