berranur

berranur
@sedicente
anadolu üniversitesi süleyman demirel üniversitesi
"Nefretin adı da yeri de yoktu bende. Sadece affedemediklerim ve bir gün ansızın görmeyi istemediğim kişiler vardı. Caddeme uğramasınlar istiyordum, adları telaffuz edilmesin ve baktığım yüzlerde onların simalarını anımsamayayım. Rüzgârın dalından kopmuş yaprağı savurduğu gibi hayatımdan geçip giden insanlar, şimdi karşımda kanlı canlı duruyorlar. Bakışları benim üzerimde, nefesleri ensemdeydi. Kaçmak için döndüğüm her yönde karşıma dikilmiş bir beden duruyordu. Oysa ben, hayatımda hep yalnız kalmıştım. Etrafımda oluşan bu kalabalığı neden dağıtamıyordum?"
Reklam
Sahra Çınar, ailesi tarafından görünmez kılınmış, çocukluğu çalınmış bir kadındı. Yıllar sonra evine geri döndüğünde, sadece ailesiyle değil, ruhunda derin yaralar açan o karanlık geceyle de yüzleşmek zorundaydı. Babası İrfan Çınar'ın kirli dünyası, sadece Sahra'yı değil, sevdiklerini de bir girdabin içine çekiyordu. Bir yanda onu korumak için her şeyi göze alan eski eşi Hamza, diğer yanda çocukluğunun masum şahidi Yiğit... Ve tüm dengeleri değiştiren, suç dünyasının gölgesindeki sırlar. Korku (Havf) ve Umut (Reca) arasındaki o ince çizgide yürüyen Sahra, hem kendi adaletini sağlamak hem de yarım kalan aşkını onarmak zorunda. Peki, bir baba kızına en fazla ne kadar zarar verebilir? Ve bir kadın, küllerinden yeniden doğarken ne kadar ileri gidebilir? İhanet, intikam ve sarsıcı gerçeklerle dolu bu hikayede, masumiyetin bedeli çok ağır ödeniyor.

berranur

@sedicente
·
kitap yorumu
"Bu, bir kurtuluş hikayesi değil. Bu, her şeyin bedeli ödendiğinde bile insanın içindeki karanlığın susmadığını anlatan bir hikaye." Sahra Çınar, ailesi tarafından görünmez kılınmış, çocukluğu çalınmış bir kadındı. Yıllar sonra evine geri döndüğünde, sadece ailesiyle değil, ruhunda derin yaralar açan o karanlık geceyle de yüzleşmek zorundaydı. Babası İrfan Çınar'ın kirli dünyası, sadece Sahra'yı değil, sevdiklerini de bir girdabın içine çekiyordu. Bir yanda onu korumak için her şeyi göze alan eski eşi Hamza, diğer yanda çocukluğunun masum şahidi Yiğit... Ve tüm dengeleri değiştiren, suç dünyasının gölgesindeki sırlar. Korku (Havf) ve Umut (Reca) arasındaki o ince çizgide yürüyen Sahra, hem kendi adaletini sağlamak hem de yarım kalan aşkını onarmak zorunda. Peki, bir baba kızına en fazla ne kadar zarar verebilir? Ve bir kadın, küllerinden yeniden doğarken ne kadar ileri gidebilir? İhanet, intikam ve sarsıcı gerçeklerle dolu bu hikayede, masumiyetin bedeli çok ağır ödeniyor. Sahra'nın hikayesi, sadece bir kaçış değil, aynı zamanda bir varoluş mücadelesi. Sevilmeyen, değersizleştirilen o küçük kız çocuğunun, güçlü bir kadına dönüşme yolculuğu…. Hamza'nın "Her nerede olursan ol, daima seni bulacağım" diyen sadakati ile babasının yarattığı cehennem arasında sıkışıp kalan Sahra, bize şu soruyu sorduruyor: İnsan celladını affedebilir mi? Ya da aşk, geçmişin tüm kirini temizlemeye yeter mi? Bu kitapta sadece bir kurgu değil; korkularımız, seçimlerimiz ve susturulan çığlıklarımızın yankısını bulacaksınız. Mendillerinizi hazırlayın, çünkü Sahra'nın yüzleşmesi sizi derinden sarsacak.
"Sevgi, sırlarından daha baskın gelememişti. Aşk, acılarını iyileştirememişti."
Pencere önüne çiseleyen Bir akşamüstü yağmur Saçlarımı tararken annemin Yanaklarını ıslatır.
kitap yorumu
10/10
·362 syf.··
Beğendi
·
2026 19. kitabı
"Bu, bir kurtuluş hikayesi değil. Bu, her şeyin bedeli ödendiğinde bile insanın içindeki karanlığın susmadığını anlatan bir hikaye." Sahra Çınar, ailesi tarafından görünmez kılınmış, çocukluğu çalınmış bir kadındı. Yıllar sonra evine geri döndüğünde, sadece ailesiyle değil, ruhunda derin yaralar açan o karanlık geceyle de yüzleşmek zorundaydı. Babası İrfan Çınar'ın kirli dünyası, sadece Sahra'yı değil, sevdiklerini de bir girdabın içine çekiyordu. Bir yanda onu korumak için her şeyi göze alan eski eşi Hamza, diğer yanda çocukluğunun masum şahidi Yiğit... Ve tüm dengeleri değiştiren, suç dünyasının gölgesindeki sırlar. Korku (Havf) ve Umut (Reca) arasındaki o ince çizgide yürüyen Sahra, hem kendi adaletini sağlamak hem de yarım kalan aşkını onarmak zorunda. Peki, bir baba kızına en fazla ne kadar zarar verebilir? Ve bir kadın, küllerinden yeniden doğarken ne kadar ileri gidebilir? İhanet, intikam ve sarsıcı gerçeklerle dolu bu hikayede, masumiyetin bedeli çok ağır ödeniyor. Sahra'nın hikayesi, sadece bir kaçış değil, aynı zamanda bir varoluş mücadelesi. Sevilmeyen, değersizleştirilen o küçük kız çocuğunun, güçlü bir kadına dönüşme yolculuğu…. Hamza'nın "Her nerede olursan ol, daima seni bulacağım" diyen sadakati ile babasının yarattığı cehennem arasında sıkışıp kalan Sahra, bize şu soruyu sorduruyor: İnsan celladını affedebilir mi? Ya da aşk, geçmişin tüm kirini temizlemeye yeter mi? Bu kitapta sadece bir kurgu değil; korkularımız, seçimlerimiz ve susturulan çığlıklarımızın yankısını bulacaksınız. Mendillerinizi hazırlayın, çünkü Sahra'nın yüzleşmesi sizi derinden sarsacak.
Havf ve RecaBerranur Yaman · Lora Yayıncılık · 20252 okunma
Reklam