geleceği değiştirmeyeceğini bilmene rağmen geçmişe gider miydin?
bence bu soruya verilecek cevap çok kıymetli. öyle birinin yanına gitmek istiyorsunki gelecekle alakalı hiçbir çıkarın yok. değişmeyecek. düzelmeyecek. öldüyse yaşamayacak. küstüyse barışmayacak. ama yine de gitmek istiyorsun. hem de onu görebileceğin vakit süresi sadece kahve soğuyana kadar. belki 10 dakika belki de daha az. ama yine de onu görüyorsun. içinde kalanları söylüyorsun. çünkü geleceği biliyorsun. fakat maalesef yaşamımızda böyle bir imkan yok. içimizde kalanlar, kalmaya devam ediyor. geçmişe dönüp itiraflarda bulunamıyoruz. bu yüzdendir ki her anımızı telafisi olmayacak şekilde yaşamalıyız. söylemek mi istiyorsun söyle. sana bu zaman yolculuğu tanınmayacak. yapmak mı istiyorsun yap. sana bu zaman yolculuğu tanınmayacak. affetmek mi istiyorsun affet. sana bu zaman yolculuğu tanınmayacak.
Behcet
Necatigil'in çok sevdiğim bir şiirini hatırlattı bu kitap bana. buyurunuz,
Sevgileri yarınlara bıraktınız
Çekingen, tutuk, saygılı.
Bütün yakınlarınız
Sizi yanlış tanıdı.
Bitmeyen işler yüzünden
(Siz böyle olsun istemezdiniz)
Bir bakış bile yeterken anlatmaya her şeyi
Kalbinizi dolduran duygular
Kalbinizde kaldı.
Siz geniş zamanlar umuyordunuz
Çirkindi dar vakitlerde bir sevgiyi söylemek.
Yılların telâşlarda bu kadar çabuk
Geçeceği aklınıza gelmezdi.
Gizli bahçenizde
Açan çiçekler vardı,
Gecelerde ve yalnız.
Vermeye az buldunuz
Yahut vakit olmadı