• Youtube (Link) ➥ https://youtu.be/7PCeEZWpD7c

    🔽 --Sözler-- 🔽

    Yaşasaydım aranızda olacaktım...
    Yaşasaydım sen ağlamayacaktın Anne.
    Kahpe bir kurşun alnımdan vurmasaydı,
    Sizin gibi bayrak sallayacaktım meydanlarda,
    Omuz omuza yürüyecektim Anne...
    .
    Tıpkı serin bir sabah,
    “HER ŞEY VATAN İÇİN” diyerek dağlara yürüdüğümüz kardeşlerim gibi Anne.
    Zonguldaklı Teğmenim Metin gibi,
    Kayserili Kayhan gibi,
    Karamanlı İsmail gibi,
    Sivaslı İlhan gibi,
    Yozgatlı Erol gibi,
    Konyalı Aydın gibi, Anne.
    Omuz omuza yürüyecektik.
    “VATAN” için “VATANIM” için Anne...
    .
    Kahpe kurşun alnımdan vurmasaydı,
    Sana mektup yazacaktım Anne.
    Konyalı Aydın’ı anlatacaktım sana.
    Annesi ellerine kına yakıp “Git Oğul” demiş,
    Eğer o çapulcu sürüsünden korkarsan, sütümü emeğimi haram ederim demiş.
    Aydın korkmadı Anne.
    Dağlar soğuktu, silahlar ellerimize yapışıyordu.
    Ama Aydın üşümedi Anne.
    Vuruldu düştü yere, Teğmenim yere baktı.
    Karamanlı vuruldu, Teğmenim Bayrağa baktı,
    Sivaslı vurulduğunda, bir “BOZKURT” seslendi.
    Bir “BOZKURT” seslendi Anne...
    .
    Biz kan kardeşiydik Anne.
    Ama can kardeşi olmak farklıydı.
    Canımız Bayrakta birleşsin diye,
    Dağlara yürümüştük o sabah.
    Canlar BAYRAKTA birleşiyordu.
    Anne intikamım için mi sokaklardasın.
    Anne çaresizliğinden dolayımı böyle iki büklüm ağlamaktasın.
    Üzülme toprak kokulu Annem, üzülme.
    Sen kabrime gel, mezarıma gel ki, melekler iniyor seni teselli için Anne.
    Ben seni seyrediyorum doya doya yüzüne bakıyorum.
    Sende beni özleyince AY YILDIZ’lı Bayrağımı seyret Anne...
    .
    Teğmenim Metin söz verdi Anne,
    Kanınız Yerde Kalmayacak Dedi.
    Biz ölmedik Anne.
    “ŞEHİTLER ÖLMEZ!” derdin ya sen.
    Melekler arkadaşımız oldu anne,
    Sadece ben değil Trabzonlu’da burada.
    Aydın’ın elleri hala kınalı.
    Anne Teğmenim Metin’e de ki,
    Koca bir Şehit ordusu “Gök Yüzünde” nöbet tutuyor.
    Elleri tetikte, gözleri BAYRAKTA, nefeslerini tutmuş bekliyorlar Anne...
    .
    Topraklar tanır, Gökyüzü Şehitlerinin yere inişini,
    Çanakkale tanır, Kıbrıs semaları hala Şehit kokar Anne.
    Teğmenim Metin’e de ki,
    Bekliyorlar 30 bin canın intikamının saatini...
    .
    ANNE, ağlama.. dua et ve bekle.
    Döneceğim serin bir sabah,
    Ve ellerinden öpeceğim...
    .
    SENDE, kurşunun girdiği yerden öpeceksin.
    Alnımdan öpeceksin,
    Alnımdan öpeceksin ANNE...


    “DESTEK İÇİN ABONE OLMAYI UNUTMAYIN !”

    Şiir : Anonim
    Seslendiren : Emrah EVİNÇ
    Müzik : Cem Yıldız - Ölüme Ağlama Yakışır
  • Mustafa Kemal nedendir; Atatürk sonuç. Soruyorlar sevgili Yılmaz Özdil böyle tanımlıyor.
    Duyduğum zaman evet, gerçekten de öyle dedim kendi kendime. Benim niye aklıma gelmedi ki?
    dedim. Oturup düşünmedim ki gelsin. Sonra kızdım kendime. Aslında hepimiz biliyoruz. Mustafa
    Kemal nedendir, Atatürk sonuç. İyi de hepimiz kelimelere dökemiyoruz bunu. Tamam kabul,
    herkes kelimelere dökse kim Yılmaz Özdil olacak? Doğrudur... Ama bir tane Yılmazla olmuyor bu
    iş. Yakın geçmiş bunu çok iyi gösterdi bize. Bir tane değil bin tane Yılmaz gerekiyor, bin tane değil
    on bin tane Yılmaz gerekiyor. Bir Yılmaz'ın yazdığı 1 haftada 500 bin satıyorsa bin, on bin
    Yılmaz'ın yazdığı kim bilir kaç bin kaç milyon satar. İşte ancak o zaman güzel günler göreceğiz.
    İşte ancak o zaman güneşli günler göreceğiz. Geçmişin insanları bugün gereksiz bir inikamın
    peşine düşmüşler, sancısını hepimiz çekiyoruz. Bugünün insanları da gelecekte gereksiz bir
    intikamın peşine düşmesin. Düşmesin be kardeşim. Düşmesin ki kuvvetimizi iç bünyede tüketmek
    yerine dışarıya çevirebilelim. Ancak o zaman bundan 20 yıl sonra tombul parmaklı zengin bir
    zübbenin gelip de yargımıza emir vermesini engelleyebiliriz. Ancak o zaman ekonomimizi,
    tombul parmaklı bir serserinin çökertmesini engelleyebiliriz. Bak gene... diyorsunuz ki
    ekonominin onunla alakası yok. Tamam haklısınız yok ama napalım? Olmuşla ölmüşe çare var mı?
    Varsa bana Atatürk'ü geri getirin? Varsa bana Hz.Muhammed'i geri getirin. Ama yok...
    Getiremezsiniz. Farkında mısınız eskiden Hıristiyanlarla Museviler birdi Müsülümanlar
    paramparça. Ama Türkiye Cumhuriyeti dimdik ayaktaydı. Tek vücut bir şekilde mücadele ederdik
    dışarıya karşı. İyi hatırlarım eskiden şehit verildiği zaman sokaklar şehitler ölmez nidalarıyla inler,
    her gözden aynı acının yaşı akar, her kalp aynı duyguyla titrerdi. Şimdi senin benim şehidim oldu.
    İçimizde binbir kaygı binbir soru. Başarabiliriz. Bİliyorum başarabiliriz. Yeniden bir araya
    gelebiliriz. Yumuşak bir dil, çoğunlukcu değil çoğulcu bir siyaset, şeffaf bir yönetim ve bağımsız
    bir yargıyla başarabiliriz. Toplumun tüm kesimlerini aynı çatı altında toplayabiliriz. Oturup güzel
    güzel konuşabiliriz. Bakın parçalandık. Bizi kimse yıkamaz ayaklarını bırakın artık. Görmüyor
    musunuz millet birbirine düşman olmuş. 7 milyondan fazla deist var ülkede. Tüm bunların
    müsebbibi ben miyim? Neden sorusunu sorup nasıl sorusuyla başarabiliriz. Yılmaz Özdil, Mustafa
    Kemal kitabıyla yeni bir umut uyandırdı bende. Okurken duygulanıp, cesaretlendim.
    Başaracağımıza dair inancım kuvvetlendi. Hani diyor ya Livaneli : "Düşlerin parlayıp söndüğü
    yerde, Buluşmak seninle bir akşamüstü, Umarsız şarkılar dudağımda bir yarım ezgi, Sığınmak
    gözlerine sığınmak bir akşamüstü... Gözlerin bir çığlık bir yaralı haykırış, Gözlerin bu gece çok
    uzaktan geçen bir gemi... " İnanın çocuklar, yapabiliriz. Türk milleti bir olabiliriz. Birbirimizi
    suçlamayı bırakmalıyız. Geçmişle hesaplaşmanın kimseye faydası yok. Gazetelere bakıyoru 3
    sütun üstüne kap kara haykıran puntolarla, fotoğrafı yanında tombul parmaklı zengin zübbesinin
    66 cm kared gülüyor ağzı kulaklarında. Kemalist olmak da ayıp değil, Erdoğancı olmak da. İslamcı
    olmak da ayp değil, komünist olmak da. Aziz bir milletiz. Biraz da heyecanlıyız eyvallah. Belki
    biraz fazla heyacanlıyız. Olsun be... Bizi biz yapan değerler değil mi bunlar. Hiçbir şeye inanmadan
    hiçbir şeyi savunmadan yaşamanın ne anlamı var zaten. Ama inançlarımız bizi neden düşman
    yapıyor ki... Yapmasın, sevelim birbirimizi. Zor biliyorum. Uzun sakallı şalvarlı bir adamı sevmek
    zor... Mini etekli bir kızı sevmek zor... Kimisi için her sözünde Allah diyeni sevmek de zor, kimisi
    için Allah demeyeni sevmek de zor... Ama kaybediyoruz. Sadece herhangi bir grup değil hepimiz
    kaybediyoruz. Halbu ki biraz okusak... Okumak dedim değil mi. Eyvah! Amerikan emperyalizminin
    yasaklı kelimelerinden birini söyledim. "Müslüman bir Türk evladı okuyamaz. Okumamalı.
    Okursalar birleşirler. Birleşirlerse biz kaybederiz..." Biliyorlar kaybederler. Biz neden kazanacağımızı göremiyoruz? Sayın Yılmaz Özdil arz ederim efenim. Ne de güzel yazmışsınız.
    Farkında mısınız bilmem ama kaleminizden "yurtta sulh cihanda sulh" dökülmüş. Mustafa Kemal
    her yerde değil mi? Dünya durdukça son söz değil ön sözdür Mustafa Kemal... Bu yazı da burada
    biterken kendinize iyi bakın, sevgiyle kalın, Atatürkle kalın, hoşçakalın...
  • Bir sis ki sarmış dünyayı,
    İnsan sarhoş, insan kör, insan sağır.
    Müminin gözleri sanki nezle,
    Durmadan akıtıyor yaşlarını.
    Haykırmak istiyorum,
    Avaz avaz, korkusuzca.
    Deliliği göze alıp...
    İbrahim geliyor aklıma,
    Nasıl da kırmıştı tüm putları...
    Ateş değiyor dilime,
    Korkuyorum...
    Bebeklerin ölümüne gözlerimi kapatıyorum.
    Kadınların katline susuyorum.
    Mazlumun dökülen kanını görmüyorum diye,
    Utanıyorum...
    Eyyub'un yaralarına benziyor,
    Yüreğimde biriktirdiklerim.
    Sızlıyor, kanıyor, kanadıkça acıyor.
    Ah diyorum ah bir geçse!
    Devası şahdamarımda biliyorum.
    Ama ulaşamıyorum...
    Kardeş kardeşi vurduğunda Habil'i görüyorum.
    Şehitler ölmez, biliyorum.
    Dökülen kan yerde kalmaz...
    Yine de efkar sarıyor yüreğimi,
    İsyan değil insanlıktan ağlıyorum...
    Bir ben miyim efkara bulanan?
    Bir ben miyim dünyaya darılan?
    Bir ben miyim,
    Yusuf'un kuyusu kadar derine düşen?..
    Soruyorum, sorumu yine ben duyuyorum...
    Kim kime dum duma bir hayat!
    Yavrucuğum; sana karanlık yarınlar bırakıyorum...
    Benim kadar ürkek olma sakın.
    Diren ve dik dur istiyorum.
    Ömer gibi adil ol, Yusuf gibi iffetli.
    Eyyub gibi tevekkül et, Yakup gibi sev.
    Muhammed'in aşkını aşk bil!
    Bil ki bu buhrandan korun istiyorum.
    Bil ki insan olduğunu hatırla,
    Ve unutma!
    Hatta korkma yalnız değilsin.
    Seni yaratan her daim sol yanında
    İnsan kaldıkça...
    Allah seni koruyacaktır sen Onu andıkça...

    -hicran-
  • "Sus! Şehitler ölmez! Birazdan gelir, bize destek olur."
    "Gelir değil mi?"
    "Gelir!"