sem

ama eğer canavarlara inanmazsanız onlardan nasıl korunacaktınız ki?
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
on yaşındayken ondan büyük bir kız olması bekleniyordu. babası ona ışık açık uyumak ve yatağın altındaki canavarlardan korkmak için artık büyüdüğünü söyledi. tana yatağın altındaki değil dolabın içindeki canavarlardan korktuğunu açıklamaya çalıştığında babası sanki tana espri yapmış gibi güldü.
"sen sensin... ...tanıdığım herkesten daha kendin gibisin. ve o kişinin artık kim olduğunu göremiyorsan, o zaman kendini benim seni gördüğüm gibi gör."
bir zamanlar küçük bir kız varmış, arkadaşının ağabeyine yalan söylemiş ve arkadaşının ağabeyi de onu arabayla otobüs terminaline götürmüş. kızın yanında portakallı gazoz, elli dolar (yarısı bozukluk), payetli babetler ve cep telefonu varmış. çocuk ona yardım ettiğini sanıyormuş. kız da öyle.
"neden filmlerde kötü adam, kahramanı öldürmeden önce tereddüt eder biliyor musun? neden önce alçak planlarının her bir ayrıntısını açıklar?... ...çünkü kötü adam, nefret edeceği bir kahraman olmadan hayatının bomboş kalacağını bilir. düşmanını bir kez öldürdü mü artık yapayalnız kalacaktır.”