Umutcan Kebçeler, bir alıntı ekledi.
1 saat önce · Kitabı okuyor

"Bu değil, çocuğum, sorun bu değil. Basit bir oyunla hayat değiştirilemez. Ama şimdi başka bir şey önereceğim sana. Seni ailenden, ananla babandan büsbütün çekip alamam. Bunu yapmayı çok istediğim halde. Hakkım yok çünkü. Ama şimdiye kadar seni bir oğul gibi seven ben, bundan böyle, gerçekten oğlummuşsun gibi davranacağım sana."
Sevinçle yerimde doğruldum.
"Doğru mu, Portuga?"
"Yemin edebilirim, senin her zaman dediğin gibi."
Pek seyrek ve yalnızca aile içindekilere yaptığım bir şeyi yaptım, o iyilik dolu koca yüzünü öptüm...

Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 157)Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 157)

Şeker Portakalı
Şeker Portakalı'nı okurken Zeze ile Portuga'nın balık avlamak ve biraz dinlenip vakit geçirmek için ırmak kıyısına gittiği kısımda başka duygulananlar oldu mu? Söyleyecek söz bulamıyorum... Çocuğun tek ihtiyacı olan şey sevgiydi ve bunu ona en yakın insanların, yani ailesinin esirgemesi çok üzücü. Portuga ile arasındaki ilişki beni hem sevindiriyor hem de duygulandırıyor. Daha okumaya devam ediyorum ve kitabın sonunu sabırsızlıkla bekliyorum.

Umutcan Kebçeler, bir alıntı ekledi.
2 saat önce · Kitabı okuyor

İşte seni böyle görmek istiyorum. Kafanda örümcek ağlarıyla değil de tatlı hayallerle yaşarken...

Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 152)Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Sayfa 152)
Aslı Bektaş, Şeker Portakalı'ı inceledi.
6 saat önce · Kitabı okudu · 7/10 puan

Zamanında MEB tarafından yasaklanmış olan bir kitaptır. Hey gidi hey... Çocukluğumun şeker portakalı nelere kadir geldin? Okunulması gereken kitaplardan biri.

"Daha çok anlat” dedim. “Hoşuna gidiyor mu?” “Çok. Elimden gelse seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.” “Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?” “Gider gibi yaparız."

Şeker Portakalı, José Mauro De VasconcelosŞeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos
Emine Usta, bir alıntı ekledi.
7 saat önce · Kitabı okudu · Beğendi · Puan vermedi

-Elimden gelse, seninle sekiz yüz elli iki bin kilometre hiç durmadan konuşurdum.
+ Bu kadar yola nasıl benzin yetiştiririz?
-Gider gibi yaparız. 

Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Zeze)Şeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos (Zeze)
Can Ozan KILIÇ, Şeker Portakalı'ı inceledi.
 8 saat önce · Kitabı okudu · Puan vermedi

Evet serinin ilk kitabı bitti. Binlerce okuyucu kervanına bende katılmış oldum. Yorumlardan okuduğum kadarı ile Zeze ' nin yaptığı yaramazlıklara güldük, gördüğü şiddet karşısında hüzünlendik, küçük bir çocuk olmasına rağmen düşüncelerinin büyüklüğüne şaşırdık. Ders çıkardık birçok şeyden... Yani hepimiz hemen hemen aynı duyguda buluşabildik. Ama benim siz diğer okuyuculardan bir farkım var, mütevazi olamayacağım. Her ne kadar zamanın hainliğine uğramış olsam da, içimde bir bekleyiş var, kıskançlık hakim, çok yoğun doruklarda bir heyecan var, ona sarılmanın sevinci, kaçamak öpüşmelerin tadı var. Bu duygular ışığında, bu hayatta Zezemi buldum ben. Hemde çok yakınımda. Hislerimde, düşüncelerimde, yüreğimde, gözlerimde, ellerimde, türkülerimde, şiirlerimde ... Ben değil, ama benim gibi işte.
Anlatmak istiyorum kelimeler yettiği kadar, beni bu kadar yoğunluğa ulaştıran Zezemi. Benim Zezem nasıl biliyor musunuz ? Öncelikle düşünceleri kocaman bir adalet duygusu ile kaplı. Adalet duygusu, insanın yüreğindeki bir sızı ile başlar ve bakışlarına, duruşuna, yürüyüşüne, sözlerine yansıması ile devam eder. İşte benim Zezem bunlara sahip, kendinden son derece emin, net, keskin, ve havalı...
Yüreğini anlatmak gerçekten çok zor olacak benim için. Ama şunu söyleyebilirim ki içindeki çocuğu kesinlikle kaybetmemiş. Hani her insan tekrar çocuklaşmak için yaşlanır ya. Onun yaşlanmasına gerek yok, çünkü çok güzel bir çocuk yaşıyor onun yüreğinde. Çok hassas bir yapıya sahip, hani yağmur yürekli derler ya, sanki güzel bir tanımlama Zezem için. İşte bu yüzden onu yaşayabilmek inanılmaz zor. Ama bu zorluk bıkkınlık yaratacak bir zorluk değil kesinlikle. Mimiklerinde görebiliyorsun tatlı bir o kadar da şımarık çocuğu. Mesela üzgün ise, anlık olarak dudağı ara ara bükülür. Sonra kaşlarını yukarı kaldırır, göz kapaklarını kapatır ve başlar derinden nefes almaya. Derin düşünceli bir hale bürünür. Mutlu ise; çılgındır, serseridir, enerjisi ile çevresine güçlü bir hava yayar. Ona çok yakışan kahkahasını bolca atar. Gözleri kısılır, elini kalbine götürür tutarcasına....
Hayalperesttir, çokça hemde, bir olay bir nesne onun için çok büyük ve farklı anlamlar taşıyabilir. Gerçeğin her zaman farkındadır ama hayaller de onun için vazgeçilmezdir. Hayalleri bittiği an (hiç bir zaman bitmeyeceğine adım gibi eminim) Zezem ölmüş olacaktır.
Bu hayalleri, düşünceleri, yüreğindeki birikimi en çok da gözlerine yansımış durumda. Etkili, hisli ve anlam dolu bir bakış ile bakıyor çevresine. Tabi görebiliyorsan. Gözlerine bakarak ruhundaki gücü anlayabilirsin. Umarım o anlam dolu bakışlarını bir tek ben görebiliyorumdur. Konu Zezem ise bencilim.
Efkarlıdır çokça, belki de o efkarını kahkahalarıyla, delilikleriyle, çılgınlıklarıyla atmaya çalışıyordur. Eeeee efkarlı dedik, efkara en çok yakışanı da bulmuş kendisine, bayılır rakıya. Bu derinlikte ki insana da rakı yakışır zaten ;)
Derin çok derin hemde, o derinliğine ulaşmak çok zor. Ulaşmayalım zaten, ona özel olsun. Sadece derinliğinin farkında olalım yeterli... Çoğul konuştuğuma bakmayın, sizleri ilgilendirmez , paylaşamam her şeyi, kıskanırım sonra. :D Sadece tek bir dileğim var evrenden, onu da Zezem biliyor ;)

Mimozasu, bir alıntı ekledi.
9 saat önce · Kitabı okuyor

Totoca cocuklarda emekli midirler? " Edmundo dayi hicbir is yapmiyor ama para aliyor. Yani calismiyor ama belediye ona her ay para oduyor. " Cocuklar da bir sey yapmiyorlar; yemek yiyorlar, uyuyorlar , sonra da analariyla babalarindan para aliyorlar." :)

Şeker Portakalı, José Mauro De VasconcelosŞeker Portakalı, José Mauro De Vasconcelos