Soluğumuzda bizi çıldırtan bir lodos,
eti kemiğinden sıyıran bir yel esiyor.
Çamlar ve keçiboynuzları arasında evimiz.
Büyük pencereler. Büyük masalar,
üzerinde aylardır sana yazdığımız
ve doldurmak üzere ayrılığımızın içine
attığımız mektupları yazmak için.