Einstein şöyle demiş: “Zayıf insanlar intikam alır. Güçlüler afferder. Zekiler ise görmezden gelir.”
Siktir etsene, Einstein hep haklı olacak değil ya.
İntikam soğuk yenen bir yemektir…
Anne olmak sadece bir canı dünyaya getirmek değil; sevgiyi sabırla büyütmek, güven vermek, yaraları sessizce sarmak ve varlığıyla hayata güç katmaktır. Bazen bir anne, biyolojik bağlarla değil; emekle, şefkatle ve koşulsuz sevgiyle hayatımıza dokunur. Kalbiyle koruyan, sevgisiyle iyileştiren ve varlığıyla yol gösteren tüm kadınların Anneler Günü kutlu olsun tabi benim de :)
Aşk Şarkısı tam olarak bu iki insanın çarpışması gibi hissettirdi bana.
Rafael’in kontrollü, mesafeli ve zaman zaman insanı sinir eden tavırlarının altında aslında kaybetmekten korkan biri olması, Ellie’nin ise tüm kırgınlıklarına rağmen sevgiden tamamen vazgeçmemesi hikâyeyi güzelleştiriyor.
Kitap sadece romantizm üzerine kurulu değil; geçmiş yaralarının, aile baskısının ve “güçlü görünme” çabasının ilişkileri nasıl etkilediğini de hissettiriyor. Karakterler kusursuz değil, zaten kitabı sürükleyici yapan şey de bu. Sürekli birbirlerini zorlamaları, yanlış anlamaları ve buna rağmen birbirlerinden kopamamaları..
Kitap yine birazcık uzun:) Bazı bölümler yavaş ilerlese de duygusal sahneler bunu dengeliyor. Özellikle Rafael’in duvarlarının yavaş yavaş yıkılması kitabın etkileyici kısmıydı diyebiliriz.
Romantik ama aynı zamanda kırgın bir hikâyeydi. Bitirdiğimde geriye en çok şu his kaldı:
“Bazen sevgi, birini değiştirmek değil; onun en kötü hâlini de göze alabilmektir.”
Aşk ŞarkısıLauren Asher · Olimpos Yayınları · 2025158 okunma