"...ama beni asıl kızdıran benim sigara içmeye başlamış olabileceğimi düşünmemiş olmasıydı. Sanki daha bir yıl önce ölü kasabamızın sahilindeki kayalıklara oturup aynı can sıkıntısıyla hepsi birbirinin aynı dalgaları birlikte izlemiyorduk."
"O elinde mavi çaydanlık öylece dururken ve ben onu izlerken mutfak ablamın gerçek yuvasıymış gibi hissettim, koca evin içinde sığınabildiği küçük dünyası."
"Kafama düzenli olarak savurduğu terlikler ve babamın gözdesi olması bir yana bırakılırsa ablamı çok severdim ve onun evlenip bu evden o tuhaf adamla -hem de etliye sütlüye hiç karışmayan babam yüzünden- gidecek olması fikri beni mahvediyordu."