Çalıkuşu... Feride... Kâmran...
Benim için hem çok hafif, nazik; hem de yüreğimi hop hop ettiren bir serüven oldu. Feride ve Kâmran'ın sonlardaki o yüzleşmelerini, vakit geçirmelerini, muhabbetlerini, yaşadıklarını yerimde duramayarak "helecan" içinde okudum, yaşadım, hissettim. Tek kafamı karıştıran ve istediğim heyecanı vermeyen nokta Kâmran'ın "sarı çiçek" güzellemesi oldu: İsterdim ki başka benzetmeler yap, ağla, mahvol, kucakla, haykır, bırakma; sende kendi aşkını, ızdırabını bu şekilde göster. Ama ben kafamda işte böyle tamamladım Kâmran, tasalanma.