Kısa ve keyifli bir kitaptı zaman zaman tekrarlardan oluşmuştu ama o da fazla göze batmıyor.
Selçuklular yıkılmadan önce Alaaddin Keykubat, yassıçemen savaşında kendine yardım eden ve kazanmasına sebeb olan Ertuğrul Gaziye yardımlarından dolayı hil’at giydirmiş ve Selçuklu ülkesinde yaşamak için göç ettiklerini öğrenince Ankara ve çevresini Ertuğrul Beye vermiştir.Daha sonra 1.Alaaddin Keykubat ülkesinin batı sınırlarını genişletmek için Konya’dan Eskişehir’ gidiyor Ertuğrul Bey de buraya gelerek kendisine yardım ediyor böylece savaş kazanılıyor.Alaaddin ise Eskişehir ve çevresini Ertuğrul Gaziye veriyor. Kendisinden sonra yerine Osman Gazi geçiyor ve hepimizin bildiği gibi şanlı Osmanlı devletini kuruyor (1299)
Osmanlılarda vergi nasıl? Adalet ne şekilde ilerlemiş? Sıradan halk ile padişah arasında adalet nasıl işliyor? Halkın birbiriyle yardımlaşması, katolik ortadoks, hristiyan, rum vb milletten insanların birbiri içinde kaynaşıp kavga çıkmadan nasıl yaşadıkları, Osmanlıda hayvan sevgisi, çocuk ve eğitim sistemi gibi bir çok konuda ufak ufak tatlı tatlı bilgiler verilmiş.
Devletimiz şu şekilde kurulmuştur: XI. Yüzyılda anayurtta, yâni Türkistan'da Karahanlılar sülâlesi vardı. Anayurt dışında ve Karahanlılarla sınırdaş olarak da yine Türkler tarafından kurulmuş Gazneliler devleti bulunuyordu. Atalarımız olan Türkmenler, yâni Oğuzlarla Karlukların Müslüman çoğunluğu bu iki Türk devleti arasında onların hâkimiyet ihtiraslarına âlet olduktan sonra Gazneliler tarafından kendilerine verilen topraklara girdiler. Fakat askerliklerindeki kuvvet ve şiddet dolayısıyla tabî oldukları devleti ürkütmekte gecikmediler. Gazneliler, Türkmenlerin kudretini kırmak için başkanları Arslan Yabgu'yu yakalayarak hapsettilerse de başlarını kaybetmek onların gücünü kırmak şöyle dursun, aksine hınçlarını arttırdı ve Gaznelilerle yapılan bir sıra çarpışmalardan sonra nihayet 1040'ta kazanılan Dandânakan Meydan Savaşı ile Horasan'da bağımsız bir devlet kuruldu. İşte Horasan'da kurulan bu devlet, îslâm müverrihlerinin Selçuk Devleti dediği bu yeni teşekkül, bizim devletimiz, yâni Türkiye'dir.
Selçuklular devrinin meşhur tıp mektebi bîmâristân-ı adud’da eğitim gören öğrencilerin doktora tezi mahiyetinde bir risale hazırladıklarını; dünya genelinde tıp fakültelerini etkileyen bu risalenin tıp sahasında günümüze ulaşmış en eski doktora tezi olduğunu…