Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
O anda anladım ki dünyayı karanlık ve korkutucu bir yer gibi hissetmeye başladığında, sevginin varlığı seni dansa götürüyor, kahkahalar acını azaltıyor ve bu güzellik, içindeki korkuda çentikler açıyor.
Ya da benim gibi iflah olmaz bir romantiksinizdir. Kendinize anlattığınız masaldan bir türlü vazgeçemiyorsunuz. Bu masal, hüzünlü bir müzik eşliğinde arabanızın camından izlediğiniz manzaralar gibi akıp giden hayatınız hakkında…
Kitap kısaca yolculuklardan ibaretti. Sürekli bir yerden bir yere gidiliyordu. Özellikle ilk 150 sayfa çok yavaş aktı. Yazar önce romantizmi hızlıca vermiş (sadece yazıda düşmandılar) sonra da aralarda olsak mı olmasak mı romantizmi serpiştirmiş, kitabı anlamamız için detayları yavaşça vermiş, geçmişten yavaşça ama çok bahsetmiş ve özellikle Kazi’nin kendi düşüncelerinde sürekli tekrarlar yapmıştı. Aksiyon çok olmadı, olduğunda her şey çok kolay ilerliyordu. Kazi’nin iyi olduğunu sadece Kazi’nin “ben iyiyim” demesiyle anlıyorduk, kitap boyunca öyle acayip şeyler yapmadı. Olan olayları da bir türlü umursayamadım. Ama Ballenger ailesini çok sevdim, aynı zamanda Synove’yi de çok sevdim. Kitabı biraz onlar için biraz da yazarın yazımı için okudum çünkü yazarın dili gerçekten çok iyiydi. Çok sıkıcı kısımları bile bir şekilde okutuyordu, çeviri de başarılıydı. Diğer kitapta nabzın biraz daha artacağını umuyorum.
Hırsızların DansıMary E. Pearson · Martı Yayınları · 20221,999 okunma