"Asi" dedi kısık sesle. "Bana ne yapıyorsun?"
"Ben hiçbir kadının yanında bu kadar savunmasız hissetmedim kendimi. Hiçbir kadının göğsünde yatmadım. Hiçbir kadının göğsüne yatıp, annesini kucaklayan küçük bir oğlan çocuğu gibi de hissetmedim."
Sertçe yutkunurken,"Şimdi hissediyor musun peki?" Diye sordum kısık bir sesle.
"Evet" sesi donuk, gözleri dalgındı. "Hissediyorum küçük kelebek"
"Ben de hissediyorum," diye fısıldadım saçlarını sevmeye devam ederken. "Şu ana kadar yaptıklarıma sarılıp, onlara anlattım hep. Senden başka bir adamla da bu kadar yakın olmadım hiç. Yastıklarım vardı yalnızca. Onlara sarılınca geçer sandım, ben büyüdükçe içimdekiler de benimle büyüdü..."gözlerimi usulca tavana çevirdim, kalın kirişleri izlemeye başladım. "Hiçbir adamı göğsüme yatırmadım. Hiçbir adam göğsüme yattığında, babasını kucaklamış küçük bir kız çocuğu gibi de hissetmedim. Yastıklarıma sarılırken bile kimsesizdim."
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sen bana o kadar çok şey yaptın ki, senin yaptıklarını şu ana dek bana hiç kimse yapmaya cesaret edemedi" dişlerini sıktı. "Küçücük bir kızın beni bu hale getirmesi haksızlık. Asıl acımasızlık bu. Asıl insafsızlık bu. Siktiğimin iradesini yıllarca sağlam tuttum, dengeme denge ekleyerek bu hale geldim ve bu adam oldum. Şimdi sen, yaratmasının tam yirmi yedi senemi aldığı o adamın temelini çürütmeye çalışıyorsun."
"Çok insafsızsın küçücüğüm."
"Sen de çok karanlıksın," diye fısıldadım gözlerimi açmadan. "O kadar karanlıksın ki, senden kaçamıyorum."
"Benden kaçma," dedi acı çeker gibi. "Benden kaçma Çakıltaşı."
"Seninleyken çok zor," diye fısıldadı, nefesinin iç gıdıklayıcı sesiyle harmanlanışı içimi titretti.
"Ne zor?"
"Kendimi tutmak."
Sessiz kaldığımda, "Zor olacak biliyorum," diye fısıldadı. "Sen o yasak elmasın. Etrafında dönüp duruyorum işte. Her bir zerren...Mıknatısın iki ucuymuşuz gibi birbirine çekilen bedenlerimiz... Günaha davetiyesin sen." Sesi hırıltılıydı. Dudaklarını boynuma bastırdı. İrkildim. "Gerçek seni göster bana," diye fısıldadı. "Ne olursun."
"Karan..."
"Bırak," dedi yüzünü boynuma bastırırken. "Bırak ruhunu, serbest bırak."
"Karan...Ben yapamam. Onu tekrar kaybedeceğimi bile bile ortalığa salamam."
"Bırak körkuyum," diye fısıldadı muhtaç bir sesle. "Bırak, dokunsun ruhum ruhuna."
"Kaçtığım yerden çekiliyorum sana," diye fısıldadı dudaklarıma doğru. Gözleri tek bir kirpik hareketiyle ruhumu yönetiyordu."Her zerremle bunun için bunun yanlış olduğunu biliyorum. Her zaman benden büyük kadınlar vardı. Ama şimdi benden küçük bir kadın var ve siktiğimin yedi yaş farkı yüzünden bu kadından vazgeçemem."