“Hakikate çağıran” , insanı, Nuh’un gemisine çağıracaktır.Kalp biçiminde olan gemiye. Ya da gemi biçimde olan, daha doğrusu gemi gibi yol alan kalbe çağıracaktır insanı. Tantanalı vücudun kalpsiz yaşayamayacağını bilmeye çağıracaktır.
Evet, Tufan gerçeğinin manevi yorumunda insanoğlunun tarih,zaman,hayat ve kader problemleriyle yüzyüze gelip boğulacak gibi olduğu anda ilahi lûtufla kurtulduğunun öyküsü yatmaktadır.
Hakikat ruhumuzun kulağına fısıldayarak der ki: boş durma insanoğlu, imanını imtihan ettir. İbrahim ol, inkarların ateşine bulan, ama yanmamak şartıyla insanoğlu.Yusuf gibi eşyanın karanlığına in ve orada da Allah’ı anmayı unutma.
Kolay iman bir inkara dönüşebilir. Ama çile çekilerek erilen inanç,inkarların fırtınasına dayanaklıdır. Zelzele geçirmiş,sel baskınına uğramış,rüzgarlarla sarsılmış, fakat yine de yerinde sağlam duran bi yapı ile her türlü dış etkiden uzak veya mahrum tutulan bir yapı bir midir?