Dilencisinden hükümetine,esnafından bakanına her kesimden dini zaafiyetlerimiz kullanılarak salak yerine konuluyoruz biri allah rızası için bi sadaka üç aylar hatırına der dini zaaflarından faydalanır.Hükümet sabredin, şükredin der islam bayrağı sallar hiç bir işinde helal bir icraat yok yok filistin naraları atıp boykot safsatasıyla vicdanları rahatsız ederler, esnafının masasının arkasında koskoca bismillah yazar cumadan gelir binbir türlü tartı terazi sahtekarlığı, bakanlar desen diyanet başkanının sarayları yatları hizmetçileri var ama zamları yapan allah derler, her cuma camiye yardım diyip insanların vicdanıyla oynarlar sürekli para toplarlar bi bitmez camisi kursu ama camiler arttıkça dinsizlik artıyor nasıl ihlassızlarsa artık. Hocaları desen ağızları hükümete gebe.Eğer bu dünyadan müslüman olarak ebedi yurdumuza gidebilirsek, bu sabretmelerimiz türkiye şartlarına özel sevaplarımız ahirette terazide müthiş bir katsayıyla çarpılacağını düşünüyor ve ümit ediyorum.Dinin bu şekilde her kesimde kendi zaafları için kullanılması bizi dinden soğutmaktan ziyade dinin ne kadar ince bir çizgide olduğunu tüm bulanıklığın içinde o saf inancı yakalamamız gerektiğini gösterir.Siz nasılsanız öyle yönetilirsiniz hadisini ülkemizde naklen görüyorum.Halkımız ne ise yöneticimiz de o