📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Haklısınız. İyi ama be mübarekler, tanımadığınız, bilmediğiniz için kırk paranızı emanet edemeyeceğiniz adamlara nasıl oluyor da kafanızı, düşüncelerinizi emanet edebiliyor, (akıl almaz bulduğu belliydi) kendinizi emanet edebiliyorsunuz?"
Kandaki beyaz yuvarların, sağlam bir bünyedeki işleri hastalıklara, giren mikroplara karşı koymak, onları yenmektir. Ama öyle bir bozukluk vardır ki, bunlar birbirlerini yemeye bașlarlar. Ölüme gidiștir bu. Türkiye iște bu durumu yașamaktadır. Yașamaları da, çökmeleri de aynı kadere bağlanmış insanlar ve gruplar el ele verip ölüme karşı direnecek yerde, birbirlerine düşmüşlerdir.
"Nerede okuduğumu șimdi hatırlayamıyorum; adamın
birisi; bir devlet kurulurken, bir de batarken kolay zengin
olunur, diyordu. Ne kadar da doğru. Ama bu gerçeği bulmak için insan ya büyük bir düșünce adamı, yahut da namussuzun namussuzu olmalı. Birinciler çok az, ikinciler ise çileden çıkartacak, çıldırtacak kadar çok."
Gene hemen hemen herkes, bulduğu yargı cümlelerine karşı çıkanlara düşman olmaya hazır, hattâ can atar gibiydi. Bu da elbette yanılmış olma ihtimalinin verdiği o önlenemez kor-
kudandı; çünkű hemen hemen herkes "doğru" yu kavrama-
ya yetecek kafa gücünden ve bilgiden yoksun bulunduğunu
alttan alta seziyordu.