Küçük bir İtalyan kasabası. Herkes kendine ait olan yaşamın peşinde. Kişisel özellikleri, farklılıkları, karakterleriyle onları bir arada tutan şey aileye olan bağlılıkları.
Roman, Annenin doktordan dönmesi ile başlıyor, günlük işlerle meşguller. Kasabanın geçimi Balotta’nun fabrikası ile sağlanıyor. Kendisi bir sosyalist ve fabrikası ile bu düzeni sağlamış durumda. Beş çocuğu ile birlikte mütevazi bir hayatı var, ailenin genişlemesi ile birlikte mütevazilik dengesi değişiyor.
Ve sonra faşizm geliyor.
Neden her şeyi, her şeyi mahvettik? Diyor Cate. Yaşanılan ortamdaki güven yıkılınca aile bağları da yıkıldı. Yaşlı Balotta’nın ölmesi ve çocukların ergenlikten çıkmasıyla birlikte alınan kararlar değişti.
Vincenzino, başta silik bir karakter olarak karşımıza çıkıyor, olanlar ile birlikte nasıl değiştini nasıl saygı duyulacak bir karaktere dönüştüğünü görüyüruz. Oysa Purillo hep aynı, hep aynı kurnazlık ile işleri kendi lehine çevirmeyi başarıyor. Ailenin yasını kolayca atlatıyor, Tommasino’nun aksine. Tommasino..
Yas süreçlerinin hiçbirini tamamlayamadan Issız Adam profiliyle yaşamına devam ediyor.
Kitabın son sayfasını okuyup kapattığımda hissettiğim şey şuydu: Aile olmak güzel şey. Olmadığında yerini hiçbir şeyin almadığı bir durum. Ve her şeyi mahvettiğimizde yine geçmişe bakıyoruz. Daha da ilerde ilk mahvettiğimiz günü özleyeceğiz. İtalya hakkında duymayı sevdiğim şeylerden biri anın tadını çıkarmak..
Vivere il Momento…
Akşamın SesleriNatalia Ginzburg · Can Yayınları · 2024250 okunma
Ahenkli anlatımıyla bir anda okumayı sağlayan mükemmel bir kitap. Orhan PAMUK 'un Kara Kitap eserinde adının geçmesi üzerine dikkatimi çekmişti, kendisi sunumunu yazmış fakat bu kitap üçüncü olduğu için bu kitap da bulunmuyor.Kitabın sanat dalları etkilemesi bakımından da önemi yadsınamaz kitap, müzik, sinema eserlerinde önemlidir.
Markalar hakkındaki gerçekleri anlatan, insanların gözünü açmasını belki de toplumsal konularda sömürülen işçileri daha net görmemizi sağlayan bir kitap. Bir hocam önermişti.Ben çok faydalı buldum